Bursaspor bu sezon 4 deplasman maçına çıktı. 4 maçın 3’ünden mağlubiyetle ayrıldı. Mağlubiyetle ayrıldığı maçların 3’ünde de ilk 10 dakika da rakibinden gol yedi. Adana Demirspor ve Altay maçlarında ise yarım saatte film koptu.

Adana Demirspor maçı hızlı hücum ve gol. Altay maçı hızlı hücum ve gol.

 Tekrarlanan senaryolar. Yalçın Hoca, analizci ve rakipleri izleyen buna göre kadrosunu şekillendiren bir hoca diye düşünüyorduk lakin Adana Demirspor maçında kanatların boş kaldığı Bursaspor’da peşi sıra yediğimiz goller bize ne oluyoruz yahu dedirtti. Altay maçına geldiğimizde ise ortalama bir TFF 1.Lig izleyicisinin bileceği ve etki alanları ile attığı goller kopya niteliğinde olan Altay’ın hücum hattından hiç de şaşırtıcı olmayacak golleri kalemizde gördük. Bir kez daha ne oluyoruz dedik hepimiz…

Tam da burada akıllarımıza sportif direktör Selçuk Erdoğan’ın sözleri geliyor: ‘’ Önümüzde iç sahada 51 puan var, 51 puanın 6’sını aldık. Geride kalan 45 puana da talip olmak için devam edeceğiz. ‘’

Ee baba hani deplasman? Hiç dış saha hesabı yapmadınız mı?

Kanat vardır doğanı padişaha götürür kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Bursaspor’un son yıllarda oyun yapısını tarif edecek bir kelime olsa ‘’Kanatsız Kuş’’ olurdu. Kubilay’dan bağımsız olan bu kelime, Bursaspor’un yıllardır Del Valle, Joshua John, Yusuf, Delarge ve türevi kanat oyuncularını tanımlamak için kullanılmıştır. Bu sene de bu neslin farklı bir formu olan Igor Da Silva katıldı takıma. Haricinde net bir kanat oyuncusu dâhil edemedik bünyemize. Özer Hurmacı kanat oynar gözükse de herkes oldukça iyi bilir ki Özer iyi bir 10 numaradır. Transferin son günlerinde 4 stoper 4 orta saha 2 kaleci bulunuyorsa 2 tane iş yapacak kanat da pek ala bulunabilirdi, bu durum yönetimin hanesine yazılmış bir ateş, su TAHTAaaağngödskejddmsmsbjdp….                

Bazen insanlar gerçekleri duymak istemez, alabildiğine tıkar kulaklarını, çünkü sanrıları yıkılsın istemezler.

Yalçın Koşukavak pas kalitesi yüksek bir takım ortaya koyma gayretinde. Pas istatistiklerimize bakıldığında bunda başarılı olduğumuzda söylenebilir. Ancak takım hücumda çoğalmış ve altıpasın içinde 3-4 adam varken orta yapmak yerine savunmaya topu çevirmek sevdaya dâhil olmasa gerek. Ligin en iyi 6 numarasını sağ bekte düşük performans alma pahasına oynatıp, hantal bir ön libero olan Aykut’u vazgeçilmez yapmak da keza…

Yalçın Hoca, biraz ego sahibi gözüküyor dışardan bakana. Zira sorulan basit sorulara hiddetlenmesi yahut da buradan İzmir 2.5 saat deyişi bundandır diye yorumluyorum. Bazı insanlar hataları söylensin istemezler. Herkes hata yapar ama bazıları hatalarına bağlı kalır. En büyük tehlike de bu olsa gerek. Yok yok en büyük tehlike bu değil. En büyük tehlike eleştirenlere salya saçıp sonra ufaktan ufaktan birilerinin kuyruğuna takılanlar.

Günümüz manda ve himaye fikri savunucuları olarak gördüğüm daha iyisi gelmezcilere sevgilerle.  Ali Ay ve Samet Aybaba ekolleri…

Yalçın Koşukavak bu ligin en iyi teknik direktörlerinden biri diye düşünüyorum. İstifa etmesini de kesinlikle istemiyor ve beklemiyorum. Ancak mental anlamda kendini daha iyi adapte etmeli. İstanbulspor, Gazişehir ekolünden gelmiyor bu takım. Eleştiri olacak, eleştirileri akıl süzgecinden geçirmek gerek. Eleştirileceksin, elbette yenileceksin, puan kaybedeceksin. Aynı hataları tekrarlayarak değil ama her birinde daha iyi yenilerek yapacaksın bunu…

Yoksa…

Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım olacak…

Umutsuzluk manevi bir intihardır.

Umutsuzluğa yer yok. Bu ligden çıkacak kadromuz ve taraftar gücümüz var. Denklemde eksik olan neyse yerine konacak. Egolar kenara bırakılacak. Taşlar yerine oturacak.  Yalçın Hoca, kolayı seçmeyecek.

Herkes işini yaptığında ise;

Uğrunda mesafeler, yıkılır tüm engeller…