Nasıl oldu inanamadığımız bir yerde, transfersiz ilk maçımıza çıktık bu akşam.Beklentiler olabildiğince düşüktü.Ama maç saati yaklaştıkça Bursasporluluğun doğasında olan “Lan biz Bursasporuz, sahaya 11 futbolcuyla çıktığımız her durumda umut vardır” fikri içimde büyüdükçe büyüdü.

Oyuna iyide başladık bence. İlk pozisyon bizim açımızdan maçın yıldızı Emirhan’ın pasını asiste çeviremeyen Kubilay ile geldi. Tertemiz pasa vurmayı başaramayan Kubilay ben hep aynıyım benden çokta bir şey beklemeyin diyordu adeta. Bu arada belirteyim galiba Ali Ece Lovren’i benim Kubilay’ı sevdiğimden çok daha fazla seviyor. Beceri, yetenek, gelişim falan bir kenara ama gamsızlığın futbolda yeri yok! Takımın ön alandaki baskısının bile ritmini bozmayı başardı Kubilay. Bazen hayat bazı insanlara sürekli şans verir ama onlar farkedemez bu şansı ve hala piyango almaya devam ederler.Bizim santrafor pozisyonunda ki arkadaşın da temel sorunu bu herhalde!

İlk devre takım futbolun doğrularını yapmaya çalıştı.İlk yarının son saniyelerinde gelen kırmızı kart ise bir çok planı yerle bir etti.Yalçın Hoca sadece fiziksel ve beceri olarak değil bir çok değişkenli oluşturmak zorunda kaldı herhalde takımı.Yoksa Shehu tabii ki Ozan İsmail yerine oynardı. Belki yine hastalığı, belki de para problemleri Shehu’yu yedek kulubesinde oturttu.

Neyse bu yazıyı okuyan çoğunluğun maçı izlediğini düşünüyorum. Bu akşam istediğimiz sonuç olmasa bile bu formayı ilk defa giyen çocukların emeğine, yüreğine sağlık. Ozan İsmail Koç gereksiz kırmızı gördü,Ataberk tertemiz gol yedirdi vs. diyenler elbette olacaktır ve haklılık payları da vardır. Ama canınız sağolsun çocuklar.Ataberk bugünkü hatasına rağmen belki Carson’dan beri gördüğümüz en iyi ayak tekniğine sahipti. İsmail Çokçalış da atılabilirdi belki ama canını dişine taktı.Sedat Dursun 3 gol yememize rağmen çok iyi bir maç çıkardı. Rüştü ona keza.Atanasov biraz ürkek olmasına rağmen fena değildi.Emirhan maçın yıldızı idi. Eee sorun neredeydi.Sorun tam tersine kaptanlık ,liderlik yapacak tecrübe koyabilecek arkadaşlardaydı. yani aslında geçen seneden kalnardaydı sorun! Onur ilk yarı idare ederken ikinci yarı yokları oynadı. Burak saman alevi gibi. Peki ya Latovlevici’ye ne demeli? Öyle toplar kaptırdı öyle hatalar yaptı ki “ben aslında futbolu bırakacağım ama mukavelem var” der gibiydi.

Sayın başkan transfer tahtasını açarken bu bizim eskiler gibi gamsız adamlar bulmamaya özen göstermeli. He bu arada sayın başkan ortalık alev alev yanıyor.Fark ettiyseniz yolladığınız bir çelenk bile gündem oluveriyor. Tek aday olarak kongreye girdiniz ve bilançonun nasıl olduğunu biliyordunuz. Bugüne kadar herkes bir şekilde sineye çekti belki ama bundan sonra alacağınız tepkileri sizde yöneticilik tecrübelerinizden iyi bir şekilde biliyorsunuz.

Sonsöz olarak Yalçın Hoca’ya da sahada terinin son damlasına kadar emek veren çocuklara da hakkımız helali hoş olsun. İşin sonunu bile bile yanlış yapanlara da (önemsiyorlarsa eğer) derdimiz dert olsun.