Bursaspor dün kelimenin tam anlamı ile sahipsiz bırakıldı. Acı ama gerçek tüm kongre süreci boyunca başta yerel medya olmak üzere sosyal medya üzerinden oluşturulan algılar ve belirsizlikler ile son güne uyandı Bursaspor camiası. Ve günün sonunda her kesimden tepkinin çekildiği ve birlik beraberlik olgusu ile çıkılması gereken kongre yolculuğuna paramparça bir şekilde başlamış olduk. Bursaspor ha başkan adayı bulamamış kayyum atanmış, ha Mesut Mestan’ın eline listeyi vermişler ‘al bunlarla yönet’ demişler aynı hesap. Kulübün üzerindeki el aynı el.


Sancılı günlerin bizi beklediği bir gerçek, tek aday olarak bu kadar şaibeli ve etik dışı bu göreve talip olmak başlı başına yanlış. Kaldı ki zoraki bir görev üstlenme olduğu da aşikar. Müstakbel başkanımızın adaylık başvurusunun son gününde şehir dışında tatilde olduğu bilgisi vardı sosyal medya üzerinde. Başvurusunu da zaten avukatı aracılığı ile yaptı. Yani her ne kadar Bursaspor kongrelerinin gediklisi olsa da bu görev için bir plan proje vs hazırlığı olmadığı ya da bu makama ciddiyet ile yaklaşmadığı ortada. Bu çok ama çok acı bir tablo.
Rahmetli Şampiyon Başkan İbrahim Yazıcı döneminden bu yana sanırım ilk kez tek adaylı bir kongreye gideceğiz Süper Lig’de iken talipleri her kongrede çok olan canımız Bursasporumuz 15 sene aradan sonra oynayacağı alt ligde kendine başkan bulamadı. Bizim gözümüzde belki de koskoca olan Bursa şehri ne yazık ki Bursasporuna sahip çıkamadı. Olur da Süper Lig’e geri dönecek olursak ilk kongrede çıkacak başkan adaylarına sorulması gereken ilk hesap budur, unutmayın.
Çok zor olacak ancak Bursaspor’un camia olarak kısa vadede bu tarz tartışmaları bir an önce kendi içinde çözüme kavuşturup ya da halının altına süpürüp Süper Lig hedefine odaklanması şart. Kongrenin ertesi günü herkesin dilinde sadece “Süper Lig” kelimesi olmalı bu takımın bu borç yükü ile ilk yılını bile çevirmesi çok zor gözüküyor ancak bir şekilde şehirden maksimum maddi katkıyı alarak ilk seneyi hedefe ulaşmış bir şekilde tamamlaması en pozitif senaryo. Aksi takdirde ikinci sezon veya sonraki sezonları bu takımın Eskişehir, Karabük veya Mersin İdman Yurdu gibi geçirmesi kaçınılmaz olur.
Bursaspor tarihinin belkide en önemli sezonu bizi bekliyor. Umarım taraftar bu sahipsiz bırakılmanın farkına varır ve şehrin sözde ileri gelenlerinin sahip çıkmadığı Bursasporumuza dört elle sarılır. Ayağa kalkma yolundaki ilk ateşi yakmak çok önemli. Sezonun ilk santrasını ya da Menemen Bld. Keçiören gibi rakipleri beklemeden uyanmalı ve hangi ligde olduğumuzun farkına varmalıyız.

Uzun zamandır kötü yönetilmek, siyaset, taraftar grupları arasında zaman zaman meydana gelen ayrışmalar vs herkesin dilinde “küskünlük” var ama inanın bu çözüm değil. Kocaeli’de yaklaşık altı senedir ikamet ediyorum iş sebebi ile durumları az çok ortada yani kan emiciler sadece bizde değil her yerde, alacak birşey bulamayınca kulüp gene ebedi sahibi taraftara kalıyor. Örnekleri çok senaryonun finali belli o yüzden savaşmak şart. Hiç birimizin ne saha içi ne saha dışı hayalindeki Bursaspor bu değil ancak sahip çıkmayı bırakırsak finalde kulübü amatörde kucağımıza bırakılmış şekilde geri alırız.
Son olarak kongre öncesi taraftara düşen en büyük görevlerden biri de Bursaspor’u küme düşürerek tarihe geçen Ali Ay ve ekibini ibra etmemek olacaktır. Şehrin sözde büyükleri Mesut Mestan’ın listesine mevcut yönetimden isimleri uygun görse de (onlar da belki kendilerini uygun görmemiştir bunu da bilmiyoruz) umarım taraftar kendi üzerine düşeni yapar ve en azından bunun önüne geçerek vicdanları yaralamaz. İbra oylamasından ziyade bir samimiyet testi. Umarım geçeriz. Bursasporumuz için hayırlısı neyse o olsun. Selametle.