Bu yazıma bir itirafla başlamak istiyorum. Beni tanıyanlar bilir bir konuyu farklı açılardan ele almayı severim. Ama insanız geçmişten gelen bazı fikirlerimiz var elbette. Samet Aybaba’ya karşı da buna benzer bir önyargım vardı. Benim için genç oyuncu kazandıran fakat saha içinde bir çok nedenle eleştirdiğim bir teknik direktördü kendisi. Konu kazanma kaybetme ile ilgili değil, oyun yapısı ile ilgiliydi. Örneğin Samet Hoca’nın maç analizine gereken değeri vermediğini düşünürdüm. Misal Eskişehir’in başındayken “Necid’e şişiriyorlar ve seken toplarda da Batalla ile tehlikeli oluyorlar” yorumu dün gibi aklımda. Ya da Samet Aybaba takımlarının boyunun uzun olduğunu bunu da pek önemsemediğini düşünürdüm hep.

Ta ki düne kadar! Dün sahaya çıkan 11 de Latovlevici – Umut, Furkan-Saivet ve Yusuf-Tunay değişiklikleri vardı. İlk yarı oynanan oyunda ligin en oturmuş takımına pozisyon vermeyi bırakın pas yaptırmayan, takım boyunu olabildiğince kısa tutan ve aldığı her topu doğru kullanmaya çalışan bir Bursaspor vardı sahada. Maç basketboldaki set hücumları gibi gidiyordu. Fast break atan kazanacaktı sanki. O iki fırsatı da maçın başı ve devrenin sonunda Sakho ile yakaladık. Bu iki pozisyonunun hazırlayıcı oyuncusunun Tunay olması da farklı bir detay. Halen istediğim düzeyde olmayan (ki hoca da aynısını düşünüyor sanırım) Tunay attığı iki pas ile Sakho’nun şansı yanında olsa iki asistle maçı tamamladı. 3. Dakikada attığımız gol Var’a takılmasa bu defa çok farklı bir senaryodan bahsedecektik. O kadar boşluksuz bir savunma anlayışımız vardı ki Umut Meraş’ın Visca’ ya ikramı dışında rakibin pozisyonu yoktu.Maç öncesi “Umut Meraş’ın futbol şansı yanında olur inşallah” demiştim. Hatasının gole neden olmamasını şansı olarak değerlendiriyorum. Yalnız ilk yarı oynanan oyunu 90 dakikaya yaymanın imkansız olduğu da açıktı. İkinci yarı ilk yarı gibi olmamasına rağmen bazen oyunun akışını elimize aldık. Bazende top Başakşehirde kaldı. Var marifetiyle verilen penaltı ne yazık ki doğru karardı. Ama Okan Kocuk “Bir dakika benim de söyleyecek bir çift lafım var” diyerek Adebayor’un vuruşuna müthiş uzandı. Okan çok iyi kaleci olacağının sinyallerini vermeye devam ediyor. Tüm maç rakibe pozisyon veren takımda 10 tane de 20 tane de kurtarış yaparsınız. Ama dün akşam gibi kurtarmasınız kimsenin sizi suçlayamayacağı pozisyonlarda gole izin vermezseniz büyük kaleci olursunuz. Okan o yolda ısrarla yürüyor. Bir de ilk yarı Tunay’ı kaçırdığı bir degajı vardı ki, kalecinin nasıl bir ayak tekniği olması gerektiğinin örneğiydi. 3 puanın bizi çok rahatlatacağı maçı yine kaybetmeden ve üst düzey mücadele ile bitirdik.

Bazı önemli eksikler var. Sakho kanatlardan ve orta sahadan yeterli desteği alamıyor. Acilen bu sorunun üzerine gitmek gerek. Orta sahanın yaratıcı gücünü arttırması için de kanatların daha etkin kullanılması elzem. Ama bunların hepsinin daha iyi olacağına dair güçlü bir inancım var.

Yazıya girişim önyargılarım ile ilgiliydi. Şapkayı önüme koyup kendimi eleştirmemin tam da zamanı. Dün akşam rakibi müthiş analiz edip kazanmak için tüm eforunu ortaya koyan Samet Aybaba’ya çok teşekkür ederim. Hem bize bu mücadeleyi izlettiği hemde benim bir önyargım kırdığı için.Hocanın Sivasta hasret kaldığımız 3 puan için en az bu kadar başarılı bir çalışma yapacağına eminim. Sahada oynayan tüm futbolcu kardeşlerimizde fiziksel mücadelelerini biraz da futbol aklı ile birleştirirlerse güzel günler çok yakın.