Eski bir laf vardır “Olsa ile Bulsayı toplamışlar, He ile Hü çıkmış” diye. Bu hafta itibariyle oynadığımız oyuna veya girdiğimiz pozisyonlara karşılık 12-13 puanla ligin zirvesinde yer alsaydık bunun tesadüf olduğunu aklı selim kimse iddia edemezdi. Fakat ne kadar ahlar vahlar çeksek de var olan puanımız sadece 4! Bir an önce kazanıp artık daha yukarıyı hedeflememiz gerekiyor.

Dünün analizine gelirsek iki bekin eleştirisi ile başlamak gerekiyor diye düşünüyorum. Barış ve Latovlevici ikisi birden hem savunmada hem hücumda o kadar sıkıntı yaşattılar ki takımın ritmini bulamamasını bu ikilinin kendi standartlarının altında olmasına bağladım ben. İkisininde arkalarında forma bekleyen genç ve iştahlı alternatiflerinin olduğunu hatırlaması gerekiyor. Saivet, Aytaç ve Furkan üçlüsü de kendi standartlarının altında sayılabilirdi ama Saivet orta alanın en iyisi konumundaydı oynadığı zaman diliminde. Lima yarattığımız pozisyonlarda başrol oynarken, yer yer yaptığı gereksiz hatta lakaytlığa varan hareketlerini Samet Hoca’nın uyaracağından eminim. Yusuf ise bildiğimiz gibi. Bir maç takımı kanatlandırıp öne taşıyor ağzımıza bir parmak bal çalıyor, sonrasında sanki dublörü oynuyor. İkisinin aynı oyuncu olduğuna şaşırıyor insan. Maçın iyilerine gelirsek; tandemde Ertuğrul ve Chedjou’nun bu kadar uyumlu olması beni olumlu anlamda şaşırtıyor. Yalnız Ertuğrul’un gereksiz sarı kartını söylemeden edemeyeceğim. Pozisyonun gidişinde tehlike yaratmayacak bir durumda kart gördü. Nazar boncuğu diyelim ve bir daha yapmamasını dileyelim. Chedjou ise bazı pozisyonlarda öyle riskler alıyor ki hepimizin yüreği ağzına geliyor. Dünde ceza sahası önünde attığı çalım tam bu tür bir hareketti. Bir stoper genellikle maç boyu kötü oynamaz ama yaptığı bir hata gol ile sonuçlanır. Chedjou’nun biraz daha garanti oynaması bizim kalp sağlığımız için daha iyi olacaktır. Okan’ı Allah nazardan saklasın ben yine çok beğendim. Gerek yan toplardaki başarısı, gerekse Boldrin ve Muriqi’in şutlarında başarılıydı. Topu oyuna sokmada da oldukça iyiydi. Yediğimiz golde verdiği reaksiyon ile şutu da çıkarabilirdi ama bu seferlik şans yanında değildi. Diafra Sakho’ya ne demeli peki? İlk golde doğru koşusu ve temiz bitirici vuruşu, VAR’a takılan golünde ise rakip stopere kurduğu üstünlük ve dar açından yaptığı vuruş sonunda aradığımız forveti bulduk dedirtti. Stancu’ya indirdiği top asist değeri kazansaydı tadından yenmeyecekti. Ama Sakho’yu topla az buluşturduğumuz da açık.

Bu kadar stardart altı oynayan oyuncumuza rağmen dün sahadan 3 puan ile ayrılmamız işten bile değildi. Bu noktada geçen maçımızda Burak’ı devreyi beklemeden çıkarıp hem bizi oyunda tutan hem de Burak’ı yem etmeyen Samet Hoca’ya eleştiride bulunacağım. Dün Samet hocada standardının altındaydı. Öncelikle iptal edilen golden sonra takımda gözle görülür bir düşüş yaşadık ve devreye 1-0 önde girmemiz önemli bir şanstı. Fakat golü yiyene kadar takımda gözle görülür bir değişiklik olmadı. Bu nedenle devre arasını verimsiz geçirdiğimizi düşündüm. Diğer yandan Furkan ve Aytaç’ın dağınık oynadığı orta sahada sıra Saivet’e gelmezdi diye de düşünmeden edemiyorum. Ve Tunay! 66. dakikada oyuna girip neredeyse yarım saat boyunca saklandı. Hocam inşallah sen haklı çıkarsın ve Tunay’ı oynatarak kazanırsın. Ama bana o ışığı hiç vermiyor.

Cuma akşamı ligin belki de en organize takımıyla oynayacağız.Futbolcularımızın dün akşam ki gibi dağınık oynama lüksü asla yok. Diğer yandan kadromuz Başakşehire çok ters gelecek bir yapıya sahip.Bu beş hafta da şunu gördük bu sene kimseye kolay yem olmayacağız. Ama artık sıra avcılığı da göstermekte.