Dün akşam biraz kaygılı ama umutla girdik stada. Maçın ilk düdüğü ile birlikte de top yapmaya çalıştık, bu seneki anahtar kelimemiz olan mücadeleyi ön plana çıkararak oynadık yine.Genç yeteneğimiz Burak Kapacak Adriano karşısında ezilirken,Samet Hoca’nın onu kazanmak için oyundan çıkarması çok doğru bir hamleydi. Yapım aşamasında Furkan Soyalp’in rol oynadığı 3 ciddi tehlikemiz vardı ilk yarıda. Birinde Lima ikinci yarıda Babel’in yaptığı temiz vuruşu yapamazken, diğer pozisyonda Furkan topu ayağından açarak çok net bir fırsattan yararlanamadı. Ayrıca Furkan’ın Yusuf yerine Stancu’yu tercih ettiği pozisyon eğer Cüneyt Çakır ikinci yarıda Medel’i atabilseydi çok daha anlamlı olacaktı. İlk yarının en önemli noktası ise ritmini bulamamış da olsa oyuncu kalitesi üst düzey olan rakibe pozisyon vermemiş olmamızdı.

İkinci devrenin başlamasıyla işler biraz değişti. 51 de yediğimiz gol ile geri düştük. Golün ofsayt olup olmaması bir kenara, gol bence Barış’ın doğru pozisyon alamamasından kaynaklandı. Bundan sonra mücadele tek başına yeterli olmayacaktı artık. Ezber değişikliği Necip’i oyuna alarak 1-0 a yatmaya çalışan rakip antrenöre kalecisi zaman geçirme çabalarıyla önemli ölçüde destek oldu. Fakat Saivet’in güzel pasına etkili bir koşu yapan Diafra Sakho beraberlik golünü atarken adeta “Ben santraforum” diye bağırdı. Golden sonraki 7-8 dakika iki takım adına da Rus ruletine döndü adeta. Sonuç olarak maçın sonların gelen 1 puan çok sevindirmese bile bizi üzmedi.

Bugün çok kişinin aksine biraz daha sorunlardan bahsetmek istiyorum. Takım savunmasını sene başından beri beğendim takımımızda hücum varyasyonlarımız çok kısıtlı. Dripling yapan oyuncu eksiğimiz çok göze battı. Bütün savunma performansımıza rağmen hücumda kimsenin sorumluluk almaması ve durağan oyun oynamamız pozisyona girmemizi çok zorlaştırıyor. Sakho’nun takıma katılması elbette çok önemli bir katkı sağlayacak hücum hattımıza. Fakat kanat ve orta saha oyuncularımızın Sakho’ya yaklaşmaları ve daha çok golü düşünmeleri olmazsa olmaz. Dün Chedjou’nun dripling anlamında aldığı sorumluluğu, yaptığı işi orta saha oyuncularımızın yapmaması gerçekten çok düşündürücü. Tabii Shehu ve Badji’nin gelişi ile orta saha kurgusunda tekrar bir değişiklik olacağı aşikar ancak bu hücum sıkıntımızı azaltacak mı hep birlikte göreceğiz. Diğer yandan hocanın Tunay’a çok güvendiğini zannediyorum. Tunay şu ana kadar fiziksel olarak hazır olmadığı için en ufak bir katkı vermedi takımımıza. Milli maç arası onun için çok önemli. Eğer Tunay ve Jires Kembo milli maç arasını doğru değerlendirip fiziksel olarak iyi duruma gelirlerse hücumda seçeneklerimiz artacak. Bu iki oyuncunun şu anki hallerine bakarsak benim ilk opsiyonum Jires Kembo olurdu.

Bir diğer sorun ise dün maçın son bölümündeki paniği. Takımın gereksiz bir panik havasına girmesi dün kötü sonuçlara neden olmadı ama böyle anlarda bazen birinin topa basması oyunu soğutması veya hızlandırması gerekir. Badji’nin yapabileceğini düşündüğüm bu iş bizim kazanacağımız maçlarda çok değerli bir anahtar olacak. Ayrıca Okan Kocuk’un gerek yaptığı kurtarışlarda gerekse aldığı yan toplarda takımın hızlı bir şekilde saha yayılamaması kontra atak şansımızı da azaltıyor. Okan demişken nazar değmesin özellikle yan top performansını dün çok beğendim. Topu oyuna sokma becerisinden de olabildiğince faydalanmalıyız.

Belki bir nebze umutsuz görünmüş olabilirim bugün size. Aslında her zaman aynı sorunun cevabını arıyorum. Nasıl daha iyi olabiliriz? Önümüzdeki milli maç arasını en iyi şekilde değerlendirip ilk galibiyeti Rize’den getirmek için takımın ve teknik kadronun elinden geleni yapacağını biliyorum. İki haftanız var ve bu iki haftada bir çok şeyi daha iyi yapacaksınız. Artık galibiyet zamanı…