Dün akşam epey boğucu bir havada evimizdeki ilk maçımıza çıktık. Maç öncesi hemen herkesin merak ettiği soru stoperde kimin oynayacağıydı. Samet Hoca hazırlık kampında da yer yer denediği gibi Barış Yardımcı’yı stopere çekerek başladı maça. Diğer yandan  sağ bekte de Aralık 1999 doğumlu (2000 desek yeridir) Burak Kapacak ile maça başladık. Geçen haftanın on birinden farklı olarak Necid yerine Stancu gol umudu olarak sahadaydı.

Başından sonuna tüm takımın iyi mücadele ettiğini söyleyebiliriz. Bir kesimin aklındaki “Tamam İstanbul takımlarına karşı her zaman mücadele ediyoruz ama bu takım maç seçer mi?” sorusuna cevap verir gibiydi takım. Mücadele konusunda takıma söylenebilecek tek söz yoktu bence. Ancak futbol sadece bir koşu oyunu ve mücadele oyunu değil. Örneğin Stancu’nun “Lima’ya mı atayım kendim mi vurayım?” kararsızlığından kaçırdığı fırsat tüm koşu mesafesinin önüne geçiyor. Ya da Yusuf Erdoğan’ın karşı karşıya kaldığı pozisyonda ki inanılmaz tercih hatası bütün mücadelesini anlamsız kılabiliyor.

Bu noktada takımın zayıf halkaları bence Stancu,Yusuf ve Tunay’dı. Stancu sanki “Ben Necid’den daha kötüyüm” der gibiydi. Yanlış tercih yaptığı pozisyon dışında oyuna hiç giremedi. Yapması gereken  koşuların hiç birini yapmadı. Bir an aklıma santrafor transferinden Stancu olumsuz etkilendi diye düşündüm ama bu kadar tecrübeli bir oyuncunun bu olayları artık aşmış olması gerekir. Yusuf ise tam anlamıyla bir bal yapmayan arı. Her iki kanatta da gerçekten çok büyük bir efor sarf etti Yusuf.Ama o kadar! Burak Kapacak’ın ikinci yarıda hızlı hücuma çıkışında Yusuf’un ne yapacağını bilememesi gerçekten sıkıntılı bir pozisyondu. Yusuf karar mekanizmasındaki bu tutarsızlıktan dolayı enerjisini kullanmıyor ve tabiri caizse kafası kesilmiş tavuk gibi sahada koşup duruyor. Tunay ise dün fiziksel olarak hazır değilim diye bağırdı. Bunun sonucu olarak dripling yapması gereken yerlerde hiç sorumluluk almayıp topa basıp resmen el freni oldu takım için. Tunay çokta iyi oynamayan Furkan’ın yerine oyuna girdiği andan itibaren orta sahayı resmen Kayseri’ye bıraktık. Furkan peki neyi eksik yapıyor? Furkan gerçekten yetenekli bir oyuncu. Öğrenmesi gereken ilk şey “Topun Değeri”! Kazanmak için o kadar pres yapıp mücadele ettiğin topu basit hatalarla rakibe hediye etmek artık sana yakışmıyor kardeş. Şunu unutma en formda zamanlarındaki İniesta veya Xavi’nin bile her pası asist olmuyordu. Çok iyi işler yapmak istediğin ortada, ancak öncelikle sadece iyi işler yapmakla başlarsan hepimiz için daha doğru olacak.

Günün iyilerine gelelim. Barış Yardımcı stoperde tek bir hata ile oynarken o hata rakibe verdiğimiz tek pozisyon oldu. Onun dışında Kayseri’nin oyun anlayışı da Barış’ın işini kolaylaştırdı. Diğer stoperimiz Ertuğrul ise adeta gökler hakimiydi. Gerek havadan gerek yerden rakibe geçit vermezken kazanma isteği yüzünden okunuyordu adeta. Bence maçın yıldızı  Ertuğrul’du.Sağ bekte oynayan Burak için sözü fazla uzatmayayım. Allah nazardan korusun. Kendisinin de söylediği gibi gelişecek çok yönü var. Dün çok güzel bir başlangıç yaptı. Gerisini anlamlı kılmak için çalışmaya devam Burak! Badji ve Aytaç takımın az pozisyon vermesinde önemli bir görev üstlenirken hücum geçişlerinde bazen yetersiz kaldılar. Allano Lima kanat oyuncusundan çok forvet özelliklerine sahip göründü. Sırtı dönük aldığı toplar, top saklaması, hava hakimiyeti gibi özellikleri yardımcı forvet rolüne bürünebileceğini gösterdi dün. Sonuç olarak kazanabileceğimiz bir maçı pisipisine kaybedebilirdik. Kazanamıyorsan kaybetme dedik ve ilk puanımızı aldık. Dünün analizini iyi yaparak önümüzdeki hafta ilk 3 puanı Konya’dan almak benim için sürpriz olmaz.

Şimdi bütün şehir öncelikle Seydou Doumbia’yı bekliyor. Ardından stoper ve bir hücumcu daha konuşuluyor. Saivet de zaten takımla çalışmaya başladı. Bayram haftasında şu transferleri bitirip Konya maçına sezon içindeki ideal kadromuza yakın kadro ile çıkmalıyız. Bu arada bir durum güncellemesi yapayım. Sezon öncesi beklentim gerçekten düşüktü.Şu an ise olumlu yönde değişiyior. Mücadelesi ile fikrimi değiştiren tüm oyunculara ve teknik direktör Samet Aybaba’ya teşekkür ederim. Daha iyi günleri de sizlerin yoğun emeği ile göreceğiz. Yol uzun ve sizler her şeyi başarabilirsiniz.