Yeni sezonun Bursasporumuz adına hayırlı olmasını temenni ederek sezonun ilk maç yazısına başlayalım, umarım istikrarı yakalarız.

 

Başlayalım başlamasına da neresinden başlasak elimizde kalacak bir gece geçirdik. İlk golde müdahalenin dışarıda olması, ikinci gol öncesi yapılan faul, 90+5’te verilmeyen penaltımız, maç sonu kulübün resmi yayın organlarında yapılan içi boş ve sığ açıklama. Başından sonuna kadar tam anlamıyla sinir harbi.

 

Samet   Hoca’nın sahaya sürdüğü kadro herkesin beklediği seçimlerdi. Üç gün önce affedilen üvey evlat Necid, kendini bir anda Kadıköy’de takımın 45 dakikalık (!) ‘gol umudu’ olarak buldu. Birşey vermesini beklemiyordum ben şahsen, gerek üretkenlikten uzak oluşumuz gerek Necid’in gördüğü muamele ve adaptasyon süreci beklentileri minimumda tutmaya yeterliydi. Nitekim öyle de oldu. Bir korner golü ile öne geçerek kendi camiamız dahil herkesi şaşırttık şaşırtmasına ama sonra Halil Umut Meler  ve VAR odasındaki arkadaş çıktı sahneye ‘’Artık Video Hakem Sistemi VAR, siz kimseyi şaşırtamazsınız’’ dedi.

 

Skoru 1-1’e getiren penaltı da Mehmet Topal ceza sahası çizgisinin dışında (varsa şayet) bir müdahaleye maruz kalıyor. Normal süreçte bir hakem buna direk penaltı verse, ‘çok ince bir fark öyle görmüştür’ diyerek iyi niyetli bakabilirsin olaya ama VAR sistemini devreye sokup bu pozisyona içeride diyorsan hayatta şeref hanenin karşısına büyük puntolarla YOK yazılır… Ardından yediğimiz ikinci gol öncesi Barış Alıcı’nın Aytaç’a faulü  pas geçildi. VAR’ın tanıtım toplantısında açıklanan çalışma maddelerinden ikisi şu;

*VAR, müsabakayı başından sonuna kadar izler, ‘kontrol’ eder.

*Eğer bir ‘kontrol’ bir olayın incelenmesi gerektiğine işaret ediyorsa hakem hemen bilgilendirilir.

 

diye devam ediyor. Burada kontrol odası ile Halil Umut Meler arasında bölüşülmeyi bekleyen bir haksızlık daha var. Bursaspor’un ikinci yarı iptal edilen penaltısı öncesi  ofsaytı  görüp  veren  hakemler  bunu nasıl pas geçtiler? Bitmedi! 90+5 Skrtel – Volkan çarpışması ve kontrol odasından gelen bilgilendirme sonucu Halil Umut Meler’in görüntüleri izleyip ‘’Çarpışma’’ savunması ile penaltıyı verememesi… Buraları küfürsüz ifade etmek gerçekten çok zor. Pozisyonda Bursasporlu futbolcu yok, top Skrtel’in vucudundan sekip eline gitmiyor Volkan’dan geliyor ama orada o penaltıyı çalmak maalesef ki ‘yürek’ istiyor. O da dün geceki piyonda yoktu. Maç içinde Skrtel’in dirsekle çıktığı en az 3 hava topundan sadece birine kart verebilen birisi için bunları beklemek zaten gülünç. Önlerinde herşeyi layıkıyla yapmalarını sağlayacak bir teknoloji VAR ama bunu stadyum farketmeksizin hayata geçirecekleri cesaretleri YOK.  Sağlık olsun.

 

Rakibin Fenerbahçe olmasının getirdği ekstra motivasyon bu haftalık bizlerin gözünü boyamış olabilir ama bu takım daha çok takviye görmeli  ve mücadele  kapasitesini daha da arttırmalı. Sınıf atlatacak transferler gelmezse bu sezon yine 12.-18. basamaklar arasında can sıkıcı geçebilir.

 

Yaşanan tüm olumsuz gelişmelerin sonunda sıvama işini maalesef yine biz yaptık. Kulüp resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından ‘’Kamuoyuna Duyuru’’ adı altında  içi boş ve düşük seviyeli akıl almaz bir paylaşım yaptı. 1 saat sonra silindiği için içerğine girmeyeceğim ama bu paylaşımdan dolayı Bursaspor Tofaş ile arasındaki sponsorluğu kaybeder ise umarım bu açıklamayı yazan arkadaş kimse zararı o karşılar.

 

Son olarak geceye daire tüm saha içi tartışmaları bir kenara bıraktıracak en can sıkıcı mevzu kuşkusuz  taraftarlarımızın Kadıköy’de maruz kaldığı insanlık dışı muamele. Buna imza atanların mesleklerine ‘polis’ demenin bu işi hakkıyla namusuyla yapan onbinlerce insanın hakkını yemek olacağı için üstündeki üniformaya güvenip kendini bir b.k sanan şerefsizlerin inşallah bu meslekten açığa alındıklarını değilde ihraç olduklarını göreceğiz. Herkese çok büyük geçmiş olsun.

 

Sözün özü bu sezon bizim için olmazsa olmazın ‘’kenetlenmek’’ olduğunu ilk maçtan hem saha içinde hem saha dışında canlı canlı çok acı tecrübeler ile görmüş olduk. Umarım yolun kalan kısmını  bu bilinç ile omuz omuza yürürüz.