Tarih 04.08.2018 Yer: Timsah Arena Rakip: Ankaragücü

Maçı izleyen yaklaşık 12.000 taraftar önünde tam bir hafta sonra oynanacak olan Fenerbahçe maçının son provasına çıktı takımımız.

Peki dün akşam oynanan maçtan ne anladık? Duran top dışında rakip kaleye gidemeyen bir Bursaspor vardı dün akşam.Duran toplarda çalışılmış organizasyonlardan ziyade uzun stoperlere doğru topu kesin gibi bir taktik vardı.Yani gol atma umudumuz tamamen karambole kalmıştı.İşin savunma tarafında da işler pek yolunda gitmiyor.Yenilen ilk golde dört savunmacımız El Kabir ve Mokthar ikilisini durduramayınca kolay bir gol yedik.İkinci gol ise tam anlamıyla evlere şenlikti.Bu golü antrenmanda bu kadar kolay yiyen savunma hattı eski toprak hocalar tarafından direk şınava yatırılır.Sözün özü dün akşam bize umutsuzluktan başka bir şey vermedi.

Başka ne bekliyorduk ki? 2,5 senedir oyun planını üzerine kurduğumuz Pablo Martin Batalla gitti, geçen yıl Pablo ile birlikte takımın hücum etkinliğini arttıran Jires Kembo kapının önüne konuldu, kiralık santrafor Sow’un sözleşmesi sona erdi,ilk teklifte Bostock ile yollar ayrıldı.Pablo’nun gidişi hariç diğer kayıplar normal görülebilir aslında.Pablo’da gitmeyi kafayı koyduğuna göre o konuda da yapacak bir şey yok.Önemli sorun hem sayısal hem kalite anlamında eksilen bu takıma gereken takviyelerin yapılmaması.Üzerine geçen sene en verimli stoperini de 500.000 euro karşılığında veriyorsun.Yapılan transferler Aytaç-Badji-Atanasov ise Agu-Badu yerine alınmış.Lima için erken yorum yapmalım ama stil olarak Kembo’dan ziyade Delarge’a benziyor diyeyim.

Peki şimdi ne olacak? Muhtemelen bu hafta en azından bir santrafor alınacak.Tabii bu ister istemez bir panik transferi olacak.Ardından en az bir kanat ve ofansif orta saha transferi de gelecek.Stoper de elzem zaten.Sezonun bitiminden bu yana transfer yapamayan, hatta 6.transfer döneminde bile nokta atışı transfer yapamayan bir grup nasıl olacak bir iki hafta içerisinde hazır, uyum sorunu yaşamayacak, kaliteli ve verimli 5-6 transfer yapacak?

Muhtemelen bazı menajerler şu an ellerini ovuşturuyorlar.Eto’o ismi düşüyor basına, kimin hangi koşullarda Eto’o yu getirebileceğini hepimiz biliyoruz.Bu veya benzeri hamleler ile günü kurtarmaya çalışmak bataklıkta çırpınmak ile eşdeğer.Şunu da ekleyeyim dün akşam gördüğüm takıma hocanın deyimiyle “BABA” santrafor gelse bile çok bir şey değiştirmez.Takımın herhangi bir hücum varyasyonu yok.Bahsedilen santrafor gelirse hücum yapımız “Topu santrafora şişir” mantığından öteye geçmez.

Efendiler ligin başlamasına 1 hafta kaldı! Gelen komşu düğünü değil.Eğer Stancu’nun sakatlığı ciddi ise haftaya Fener deplasmanına santraforsuz çıkacağız bilmem farkında mısınız? Beğenmediğimiz Kubilay bile sahada olamayacak cezasından dolayı. Uyarılar iki senedir gelip duruyor.Siz hala bu uyarılardan bir şey anlamıyorsanız bu satırlarla size anlatılacak çok da bir şey yok aslında.

Son söz şunu söyleyeyim Sayın Başkan ve Yönetim kurulu üyeleri; eğer etrafınızda “Biz takım olarak, kulüp olarak iyi yoldayız. Sadece bir kısım istemezükçüler var. Onlar sağda solda atıp tutanlar, sosyal medyada sallayanlar boşverin onları” diye size goy goy yapanlar varsa onlardan acilen kurtulun.Çünkü onlar sizi ilk başarısızlığınızda batan gemideki fare misali terk edip yalnız bırakacaklar.