Gereksiz bir bilgi ile yazımıza giriş yapalım.

Tarihi hızlıca geriye sarıyoruz.

Gazete sayfalarında bir açıklama : Hakkını vererek ve başarıyla çalıştığım Bursaspor’da sadece gönülden çalışmanın yetmediğini üzülerek görmüş bulunmaktayım. Yardımcı antrenörlük görevimden şahsıma ve Bursasporluluğuma etik gelmeyen tespitlerimden ve bu oluşumların içinde bulunmak istemememden dolayı, gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum.

Kim : Adnan Örnek!

Tarih: 3 Temmuz 2008

Teknik Direktör : Samet Aybaba

Dönem : Transfer dönemi

O yaz transfer döneminde alınan bazı isimler : Dani Rezende, Fabricio Melo, Adriano Magrao, Marcelo Rodrigues, Leandro Gomes, Ysrael Zuniga.

————————————- Aradan geçen tam 10 yıl————————————

13 Haziran 2018, futbol direktörlüğüne getirilen Mustafa Er göreve gelmesinden günler sonra ‘’GÖRDÜĞÜ LÜZUM ÜZERİNE’’ görevinden istifa etti.

Çarpık bir sistem içerisinde, hoca belirlendikten sonra gel sana da futbol direktörlüğü görevini verelim demişlerdi Mustafa Er’e.  Bu durumda, niye bu görevi kabul ettiğini de sorgulayabiliriz lakin iki senedir zor görevlerin adamı olduğunu gösteren Mustafa Hoca bu anlamda kendine bir misyon edinmiştir yorumunu yapmıştık.

Şimdi bakıyoruz günler sonra gördüğü lüzum üzerine istifa ediyor Mustafa Hoca. İstifası dakikalar sürüyor, Mustafa Er benim projem, olmazsa olmazım diyen sayın başkan Ali Ay ise kolayca kabul ediyor bu istifayı.

Yetki karmaşasının kol gezdiği kulüpte, sözleşme dahi imzalanmayan, alacağı ücret bile belli olmayan Mustafa Er’e sözde geniş yetkiler verilmişti. Gel gelelim bu geniş yetkilerin, uygulama noktasında gerçekleşmediği söyleniyor.  İstediği bazı oyuncuların veto edilmesi, oyuncularla köprü vazifesi gördüğü durumlarda kendisine verilen sözlerin tutulmaması, gece yarılarına kadar kulüpte kalıp çalışmasının karşılığının olmadığını düşünmesi,  hepsinden öte güven duygusunun zedelenmesi, Mustafa Er’i çaresizliğe ve muhtemelen de bu işlerin içinde olmaması gerektiğine kanaat getirmesine neden olmuş aldığımız bilgilere göre.

Bunun da ötesinde saha içinden saha dışına taşmak, saha dışında geniş bir yelpazeden düzene bakmak belli ki Mustafa Er’in de ayarlarını bozmuş. Akvaryumun kirliliği meselesi…

Burada dillendirilmesi gereken, konuşulan konular hakkında sorulması gereken sorular var elbette.

Olmazsa olmazım dediği, benim projem dediği Mustafa Er’e Ali Ay ve yönetimi ne ölçüde sahip çıkmıştır? Sana güvenimiz sonsuz dedikleri noktada istediği oyuncular kim ya da kimler tarafından veto edilmiştir? Mustafa Er, bu dönemde kimin önerdiği oyuncuların menajerleri tarafından rahatsız edilmiştir? Kulübün içerisine, bazı gazeteciler haddini aşacak ölçüde müdahale etmekte midir? Bunların hepsi cevaplanması elzem olan sorulardır.

‘’Patron Kim?’’

Aslında basın toplantısında bu sorunun cevabı verildi, Samet Aybaba sorumlu benim, işimize gelirse çalışırız demişti, profesyoneller için.  Anlayana önemli bir mesajdı. Ya da bazılarının hala akıllanmadığına dair önemli bir ipucuydu. Önce futbol direktörü yapıp sonra daha tecrübesiz mesajını Mustafa Er’e verip, önerdiği oyunculara burun kıvıran bazıları bu durumun müsebbipleridir.

Bu istifayı tek bir kişinin üzerine yıkmak da haksızlık olacaktır muhakkak. Bunu da atlamayalım…

Elde kaldı Ilgaz Çınar, Mustafa Er’i yiyenler ona neler yapmazlar, onun önerdiği oyunculara ne kadar itimat ederler varın siz düşünün. Ha bir de her devrin adamı olan birkaç isme kulüpte kimse niye dokunamaz ayrıca düşünün. Bir dil bir insan zannediyorduk bu zamana kadar, meğerse bir dil çok daha fazlasıymış şimdilerde!

Buradan biz de Sayın Ali Ay’a soruyoruz, patron kim?