Kazanılan üç puan yüreğimize su serpti. Bu hafta attığımız hiç şüphesiz bir golden fazlasıydı. Hakemin son düdüğüyle hepimiz derin bir oh çektik, çok şükür, dedik. Hafta hafta ligin sonuna doğru yaklaşırken, üst sıralar için bir iddiamız kalmamış ve alt sıralar için de var olan matematiksel tehlikeyi atlatmak adına önemli bir galibiyet aldık.  Hücuma yönelik oyun oynasak da ortada yapay bir hücum anlayışı olduğu apaçık ortadaydı. Le Guen, haftalardır bahsettiğim gibi bu hafta da yanlış oyuncu tercihlerine ve değişikliklerine devam etti. Grozav ile başlaması mı desem, Batalla’yı çıkarması mı? Bizim Batalla’ya olan sevgimizi şöyle bir kenara koyup değerlendirdiğimizde bile onun oynadığı her maçta saha içi verileriyle de zirvede olduğu bilimsel bir gerçektir.

Harun, Teksin!

Millî kalecimiz Harun TEKİN, ülkemizde mevkisinin en iyisi olarak görev yapıyor. Bunu Sivasspor maçında yaptığı kurtarışlar ile bir kez daha gösterdi. Bugünkü galibiyetin de baş mimarıydı. Gel gelelim kalecimizin bu başarısını görmezden gelenler var. Sizin, Harun TEKİN’i millî takım kadrosuna almayışınız kalecimizin kalitesinden bir şey eksiltmez. O Türkiye’nin en iyi kalecisidir.

Misafir Tribünü

Galip geldik, üç puanı cebimize koyduk. Buraya kadar her şey çok güzel. Sayın Ali Ay’a haftalardır Le Guen’i göndermesi söyleniyor fakat kendisi, Fransız çalıştırıcı ile devam etmekte kararlı görünüyor. Takım bugün galip gelmesine karşın kendisine yönelik tepkiler kamu vicdanının tezahürüydü.

Unutmayınız, bu stadyumda iki tane misafir tribünü vardır. Birincisi deplasman taraftarlarının gelip oturduğu, diğeri de protokolün oturduğu. Bugüne kadar evimizde deplasman tribünü ve protokolde oturan isimler hep değişirken atkılılar hep yerindeydi. Siz ayıkmadıysanız ben sizi ayıktırayım. Mendiller sizin için sallanıyor ve geri sayım başladı. Bursaspor taraftarı sene sonunda sizin göndermediğiniz Mösyö’yü de sizi de gönderecektir.