Son 2 yıllık süreçte yaşadığımız duygu karmaşıklıklarını yazmaya kalksak en az 10 serilik roman  olur. Aşk, sevgi, umut, korku, kahır, üzüntü, öfke, kavga vs daha bir sürü şey. Ve ne yazık ki hepsinin çıkış noktası aynı kelimeye dayanıyor; YÖNETİLEMEMEK.
Çalkantılı Recep Bölükbaşı döneminden sonra camia için belkide o kongrede can simidiydi Ali Ay. Şimdi ise kulübün boğazındaki yağlı urgan konumunda. Görev süresi boyunca bu aşamaya nasıl geldiğini sorgulaması gerek sayın Başkanın. Bursaspor gerçekten tarihinin en kötü dönemlerinden birini hatta belkide en kötüsünü geçiriyor. Bu durumu sadece futbolcu ya da sadece teknik adama bağlamak çok insafsızca. Hocayı değiştiriyorsun olmuyor, takımı yeniliyorsun olmuyor. Geriye bir tek şey kalıyor o da bu kararı alanları değiştirmek. Geçen sene tam haftasını hatırlamamakla birlikte Başkanın artık bırakması gerektiğini ve bu işin artık Bursaspor’un başarısını istemekten çok kendini ispatlama hırsına döneceğini yazmıştım. Bu hırsta elbette çevresindeki kişilerce kullanılıp  Bursaspor’a yanlış kararlar olarak geri dönecekti… Sonuç hala aynı Bursaspor bir sezonu daha küme düşme korkusu ile geçiriyor. Daha önce yaşadığımız dönemler, tanıdık duygular bizim için. Zaten şampiyonluğumuzu bir tık daha anlamlı kılan da oradan ayağa kalkıp gelmemizdi. Ancak şimdi işler 2004’te ki gibi değil. Allah korusun bu gidişin bu sefer dönüşü olmaz. Sırtımızdaki bu borç ve futbolcu yükü ile tek gidişlik keserler biletimizi.
Batalla’nın dediği gibi önümüzde 11 maçlık yeni bir lig başlıyor bizim için. Ayağa kalkıp “daha ölmedik” demek ve yeni bir sayfa açmak için lütfen ilk olarak Hoca değişikliği ile takıma bir nefes aldırın. Le Guen ile denedik ve olmadı. Israrın ne Bursaspor’a ne Yönetim Kuruluna ne futbolculara ne de hocanın kendisine hiç bir faydası yok. Bu takımın limana sağ salim yanaşması lazım ama bu depresyon ile çok zor gözüküyor. Mevcut durumda elde hemen değiştirilecek tek bir şey var o da Le Guen. Ondan sonra Mayıs’ta ki değişikliğe sıra gelir elbet.
Geçen sene vasat ötesi kadronun çok üstüne çıktık kağıt üstünde bu yıl. Ancak verim alma konusunda maalesef yine sınıfta kalıyoruz.  Gerçi bana göre Le Guen’in Akhisar maçı sonrası mücadeleyi yeterli görmesi ve “Elimizden gelen buydu” açıklaması bile kovulması için yeterliydi ama işler bu noktaya kadar uzadı. Daha ne kadar uzayacak ve bu uzama Bursaspor’un Süper Lig’de ki ömrünü ne kadar kısaltacak bunu zaman gösterecek.
Zorlanan sabırlar, kırılan gururlar, yıkılan umutlar, kontrol altında tutulamayacak konuma gelen öfke… Taraftar adı üstünde taraf olan eyvallah ama bu kadar kötü duyguyu üst üste yüklemenin bir geri dönüşü mutlaka olacaktır. Lütfen o patlama günü gelmeden siz önce davranın ve bir kez olsun krizden bu camiayı çıkartın. Önce mecburen Le Guen, ardından yönetim ve son olarak bu formaya layık olmayan oyuncu arkadaşlar tek gidişlik biletlerinizin kesileceği günü iple çekiyoruz.  Bu camiaya son iki sezondur özellikle deplasmanlarda yaşattığınız utancın vebali sizlere yeter.