Çok güçlü umutlarla dolu bir maç günü yaşadık dün, ligde  7 maçtır yenilmeyen Bursaspor evinde Fenerbahçe’yi mağlup ettiği takdirde kendini ilk 5’e çivileyebilirdi. Hafta başından beri tribünün ilmek ilmek işlediği bir koreografi, pankartlar ve maç günü büyük tartışma yaratan sopalı bayraklar vs. şehir tamamen maçın havasındaydı ancak Hoca ve takım  aynı havayı pek soluyamamış belli ki.

Konya’da  kazanan kadroya Harun ve Ekong geri dönmüş, Agu ise maalesef yetişememişti. Strateji aynıydı, topu rakibe bırakan ve bulduğu boşlukları değerlendirerek skor yapmayı düşünen bir takım vardı sahada. Maç öncesi görüşüm Badu ve Stancu’nun ortaya koyacağı performansa göre ibreyi kendimize döndürebileceğimiz yönündeydi acak bu beklentiler boşa çıkınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.  Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe’si de ilk 45 dakika aynı temkinlilik ile cevap verdi oyunumuza, olabildiğince az boşluk bırakıp kaleden uzak tuttular bizi.

İlk yarı bittiğinde beklentim  ikinci devrede kazanma arzusunu ortaya koyan ve rakibine diş gösteren bir Bursaspor’du. Ancak sadece 15 dakika sürdü. Hoca ikinci devreye Jorquera – Faty değişikliği ile başlayınca, zaten maçtan bir ümidim kalmadı. Faty’nin orta saha olarak bu takıma verebileceği birşey yok ne yazık ki ve böyle önemli bir maçta Jorquera’dan iyisi elinde yoksa -ki yok- bu kadar erken değişikliğe gitmeyeceksin. Maalesef bile bile lades dedik ve mağlubiyeti kendi ellerimiz ile hazırladık resmen. İkinci yarıda  Ekong’un yaptırdığı penaltı nihayetinde elimizdeki 1 puan da gitti. Soldado gibi görmüş geçirmiş bir adam orda çok iyi pozisyon aldı ve penaltıyı yaptırttı. Ekong’a da inşallah tecrübe olur bu tip pozisyonlar. Son dakikalarda Delarge’ın şutu dışında ‘ah ulan’ diyecek bir atağımız bile olmadan 90 dakikayı bitirdik, ve bu maalesef büyük hayal kırıklığı yarattı. Harun’un müthiş kurtarışlar, ekstra işler yapıp yıldızlaştığı bir maçı kaybetsek vallahi daha az üzülürdüm, ama Harun bile doğru düzgün üstüne top gelmeden maçı bitirdi ama neticesinde biz kaybettik.

Hayal kırıklığı demişken Badu bunun için başlı başına bir yazı konusu.  Bu kadar önemli maçlarda bu kadar kaçak güreşen bir adam olamaz. Şirinlik, sempatiklik bir noktadan sonra kurtarmaz onu, bir an önce sahada kendini göstermeye başlar inşallah.

Sezonun en kötü oyunlarından birini oynadığımız maçtan puan çıkartamamak şaşırtıcı değil ama üzücü. 38 Bin taraftar önünde, bu maç için gecelerce buz gibi havada pankart boyayan, koreografi tasarlayıp oluşturan, kendi üzerine düşeni fazlasıyla yapan insanlar bu oyundan daha iyisine layıktı. Geçen sene çok absürd bir sezondu ve son 90 dakikada ligde kaldık biliyoruz, o kadroyu geniş çapta temizleyemedik onada eyvallah ama sezon içinde çıkılan performans düzeyinide hepimiz biliyoruz ve bu yüzden üzülüyoruz. Yoksa geçen seneki ruh ve psikoloji ile şu maçı kaybetsek herkese normal gelebilirdi. Ben şahsen hocaya büyük saygı duyuyorum, geldiğinden beri iyi işler çıkarttığının da farkındayım tek korkum geçen sezonun ‘bahane’ haline dönüşmesi. Bursaspor geçen seneki gibi bir sezon bir daha asla yaşamaz Allah’ın izniyle, o yüzden istisnayı bir kenara bırakıp daha iyiye yol almalıyız.

‘’Bizim şehrin çocukları daha iyisini yapana kadar en iyisi bu’’ tadındaki koreografide emeği geçen tüm abi ve kardeşlerime sonsuz saygılar. Cidden göğüs kabartan işlere imza atılıyor. Keşke takım da sizin gibi geceyi güzelleştirebilseydi. Hepinizin bir kez daha eline emeğine sağlık. Onurunla, duruşunla, ruhunla Bursaspor sen çok yaşa.