Konya’dan gelen 3 gollü galibiyet ile moralimiz iyice yerine geldi.Özellikle ilk yarı istediğimiz her şeyi yaptık ve bulduğumuz pozisyonları gole çevirerek maçı erken koparmayı başardık.Diğer yandan maç biter bitmez hemen herkes Cuma akşamını düşünmeye başladı.

Burada Paul Le Guen’e bir parantez açmak gerekiyor.Sene başından beri saha dizilişlerimiz değişse bile alan daraltmaya ve hızlı hücuma yönelik oyun felsefemiz adım adım ileriye gitti.Topu rakibe bırakıp kazandığımız topları çabuk sonuca çevirme arzumuz Konya’da tam anlamı ile vücut buldu.

Bu haftaki maçımızda aslında birbirine taban tabana zıt iki teknik direktörün karşılaşması olacak.Rakip topa sahip olmayı ve olabildiğince fazla pas yapmayı tercih ederken;biz topu rakibe bırakıp takım boyunu minimumda tutarak aldığımız topları en hızlı ve verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz.Açıkçası topla oynama oranlarımıza veya pas sayılarımıza bakılarak attığımız veya yediğimiz gol sayısını tahmin etmeye çalışan herkes fena halde yanılır.Bu durum aslında sistemimizi büyük ölçüde oturttuğumuzun açık kanıtı.Sistemimizin iyi işlediğinin bir başka kanıtı ise Harun,Ekong ve Agu gibi takımın savunma omurgası diyebileceğimiz üç önemli eksiğe rağmen istediğimiz oyuna devam etmemizdir.Tabii ki Fenerbahçe maçında bu oyuncuların varlığı bizim için çok daha iyi olur.Diğer yandan hücum yükümüz Batalla-Kembo-Stancu üçlüsünün üzerine kurulu.Aziz’in hücum desteği sadece skor değil oyun anlamında da bize olumlu katkı sağlıyor.Maç boyu Jorquera’nın yaptığı sürpriz çıkışlar da rakibin dengesini bozmak için oldukça değerli.Bu noktada herkesin beklentilerinin altında kalan oyuncu Badu.İyi desem değil kötü desem değil,etliye sütlüye karışmayan bir oyun sergiliyor.Tabii Hoca’nın Badu’dan istediklerini de çok bilemiyoruz.Bu defa sorumluluk alarak ön plana çıkması bizim için çok değerli.

Tekrar maça gelecek olursak ben topu yine rakibe bırakacağımız ve Batalla-Jires Kembo ikilisini etkin kullanacağımız bir oyun bekliyorum.Rakip ise üst satırlarda bahsettiğim gibi çok pas yapan ve son haftalarda özellikle Giuliano liderliğinde maç kazanan bir yapıda.Giuliano’nun bu kadar formda olması tabii ki dezavantaj. Yalnız en formda döneminde Bursa’ya gelen Gomis’in o maçta sadece bir pozisyona girmesi bizim dersimize iyi çalıştığımızın göstergesi.Diğer taraftan rakibin sağ beki Şener’in hücum sevdasını ve dolayısıyla savunma zafiyetini Bursa’da bilmeyen yok sanırım.Onun boşaltacağı alanda Kembo’nun Skertel ile kalması bizim için büyük koz olacak.Rakibin bir başka avantajı ise kulübesi!Son oynadıkları Kasımpaşa maçında Valbuena,İsla,Ozan T.,Luis Neto gibi aslında ilk on bir için aldıkları isimler mevcut.Maçın gidişatına göre Le Guen’in B planı ne olacak onu da Cuma akşamı hep birlikte göreceğiz.Maçın geneli iki hocanın sistem savaşına sahne olacak kanısındayım.

Bu zor maçta tabii ki tribüne de büyük görev düşüyor.Burada şöyle yapılsın böyle yapılsın diye ahkam kesecek halim yok.Böyle maçlarda aramızdaki “sızma” başka takım taraftarlarına rağmen Büyük Bursaspor taraftarı üzerine düşeni her zaman yapmıştır.Bu maçta da yapacağından en ufak bir şüphem yok.

Güzel bir oyun ve puanlarla haftaya başlayıp daha umutlu günleri beklemek için “Hep beraber,hep beraber,hep beraber-hep beraber hep beraber BURSASPOR!”