Uzun bir aradan sonra Bursaspor’ u 90 dakika seyretmek bugüne nasip oldu. Maç öncesinde “zor deplasman” konumundaydı Konya benim için. Beni bu düşünceye sevk eden Konyaspor’ dan bağımsız sadece 15 dakikada tükenen 2500′ e yakın deplasman bileti, üst sıralarda kalmak için “kırılma maçı” olması gibi sebepler yeterliydi bir Bursasporlu için. Hatta maçtan önce şampiyon olduğumuz sezon yapılan Kayseri çıkarması ve alınan 3-0’lık hezimet benzetmem bile olmuştu.

Bugün işler bizim için o güne göre tam tersi olarak işledi. Henüz maçın başında Bursaspor tarihinin tartışmasız gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu ve eleştiriye kapalı adamı Batalla zehri saldı, Stancu tabelayı değiştirdi. Sonra Kembo çıktı sahneye, Faty’ nin son dönemdeki kötü görüntüsünü silecek bir topla çıkışı sonucunda Ali Turan’ı futboldan soğutan hareketlerin ardından golünü yazdı. Üçüncü golde ise tam bir Jorquera klası vardı, pozisyon başlangıcında orta sahada atak başlatması ardından ceza sahası içinde Aziz’ e çok klas asisti ve sonucunda Aziz Behiç’ in adım adım çift haneli gol sayısına yaklaşması. Nereden nereye… Rüya gibi bir 45 dakika vardı özetle Konya’ da maçın ilk yarısında. Ne istediğini bilen hedefe odaklı ayakları yere basan bir takım.
İkinci yarı ise bu görüntü epey terse döndü. İlk yarıda da topu rakibe veren ve ayağa paslar ile çıkan bir Bursaspor vardı ancak ikinci yarı sadece topu rakibe veren bir Bursaspor kaldı sahada. Çok yaslanan ve rakibe çok müsaade eden bir görüntü çizdik. 3-0 elbette rahat bir skor, 5 gün sonra Fenerbahçe maçı var gibi sebepler ile bu da hoş görülebilir bence. Maçın benim için tek hayal kırıklığı Badu oldu, bugün 90 dakika hiç göze çarpmadı desek yeridir. Batalla ile Jorquera’nın uyumunda 3. bir sac ayağı olabilseydi Konya bugün tarihinin en ağır yenilgilerinden birini yaşayabilirdi.
Sonuç olarak Harun, Ekong ve Agu’ suz Bursaspor bir deplasmanı gol yemeden kapaması güzel başarı. Titi’nin liderlik vasfı ve konsantrasyonu takdire şayan, Ertuğrul’ un beklentileri karşılaması ve ağırlığını hissettirmesi, en kötü sürecinde bile söylediğim ”Bu çocuk bu takımın stoperi olacak” iddiamın artık gerçeğe dönüşmesi mutluluk verici benim için.
Muhammed’e ayrı bir parantez açmazsak olmaz. Bugün maşallah muhteşemdi. 1997 jenerasyonundan Enes ve Ertuğrul’ dan sonra onu da kazanımlara ekleyebileceğimizin ışığını verdi bugün. Kalesine gelen her topta güven verdi. Vakıfköy döneminde kulakları çınlasın kaleci antrenörlerimizden Ahmet Kuzaltı hocamızın bire bir sohbetlerde her zaman ”Çok iyi kaleci olacak” diye bahsettiği Muhammed’ i buralarda görmek herkes için büyük gurur kaynağı.
14 hafta, 24 puan ve 5. basamak ile birlikte aslında sayısal tüm verilerden önemlisi göze hoş gelen futbol. Geçen sene görülen kabustan sonra Le Guen etkisi ile camia resmen kara kıştan ilk bahara geçiş yaptı. Cuma akşamı Fenerbahçe maçında kendi sahamızda bu yükselişi ve 7 maçlık namağlup seriyi sürdürmek şart. Güzel oyun ve sıkı bir tribün desteği ile Le Guen’ in askerleri umarım bize cuma gününden üç puanı ve güzel keyifli bir hafta sonunu hediye eder.
Son olarak en büyük teşekkür bugün Konya’ yı esir alan muhteşem taraftarımıza… Kazasız belasız yolculuklar.