Dün Akhisarspor’a karşı 3 puandan fazlasını kazandık desek yanlış olmaz heralde. Son 2 sezondur Hamza Hoca’nın yadsınamaz katkıları ile birlikte Bursapor’a karşı istatistik kasan yeşil siyahlı ekip Okan Buruk yönetiminde 3 maçta aldığı 7 puan ile geldi Bursa’ya. Ancak son iki yıldır buldukları pamuk helva modundaki Bursaspor’dan eser yoktu sahada. Geçtiğimiz sezondan kalma tek ve  en güzel alışkanlığımız; Harun hala tutuyor, Batalla hala atıyor. Takımın geri kalanı da taşın altına elini koyduğu zaman Bursaspor izlenmesi zevk veren ve aldığı sonuç ne olursa olsun sahada mücadele eden ekip kimliğine yavaş yavaş evriliyor.

Harun’un kendisini Mili Takım kampından eden sakatlığın devamı veyahut nüksetmesi dün de korkulan durumlardan birisiymiş, öyle ki 3.kalecimiz Ataberk tedbir amaçlı U21 maçına gönderilmeyip A Takım kadrosunda tutulmuş. Harun dün yine bu ligin en iyi yerlisi olduğunu bence ortaya koydu. Nazar değmesin. Gelelim Batalla’ya  bir yandan izlemesi hala büyük zevk verirken, bir yandan da artık geriye sayımın başlaması insanı içten içe üzüyor.

Dün bu ikili dışında ben Agu’yu çok beğendim. İlk yarı istatistikleri sonucunda Batalla ile birlikte koşu mesafesinde zirvedeydi takım adına.  Her yere yetişti neredeyse genç Nijeryalı. Takım oyununa ve Badu ile birbirlerine alıştıkça daha da fayda sağlayıp burada kendini bir tık daha parlatacağına eminim. Kembo ve Delarge’ın dinamizmi Sercan ile John’dan sonra bizi kendimize getiren ana etmenlerden biri. Yusuf Erdoğan’ın da bu rotasyona eklenmesi ile umarım bu sezonu daha verimli geçireceğiz.

Çok tartışıldı son güne kadar forvet transferi ancak olmadı. Hoca’nın bu mevkide adamı belli ki Stancu olacak. Dün inşallah onun için de kırılma maçı olmuştur. Etkisiz bir maç geçirmesine rağmen Le Guen dün Deniz’i oyuna sürmedi, Kubilay ve Sinan kadroda dahi yoktu. Dün ilk golünü atıp siftahı yaptı tecrübeli Rumen, inşallah göstereceği form ile ‘’İyi ki santrafor almamışız’’ dedirtir bize. Ben de takımın sıralamasının  Ocak ayında gelecek santrafora bağlı olduğunu düşüncesindeyim fikrim ile yanılmış olurum.

Baktığımız zaman ilk iki iç saha maçı iki galibiyet, atılan 6 gol, tempolu oyun cidden özlenen tablo. İlk iki deplasmanı geçen sene ligi ilk ikide bitiren takımlara karşı puansız kapatmamızda hoş görülebilir bu aşamada.

Önümüzdeki hafta rakip Ertuğrul Hoca’nın Malatyaspor’u olacak. İlk deplasman galibiyeti veya puanını almak şart. Herşeyden önce dünkü basan, ısıran, tempoyu maksimum da tutmaya çalışan bir Bursaspor’u sezon boyu görelim yeter, sonuçlar zaten kendiliğinden gelecektir.

Son olarak Le Guen’in dünkü maçta gerek sevinçleri gerek maç sonu oyuncuları soyunma odası kapısında karşılaması ve soyunda odasında onore etmesi vs. takımda uzun aradan sonra böyle güçlü  ve samimiyet dolu hoca – oyuncu bağlarını özlemişiz. Başarının temel ayaklarından biri bu, gerisi de zamanla sağlanır umarım. Geçen seneki kabustan sonra birkaç galibiyet ile bu kadar mutlu olacağımız hiç aklıma gelmezdi ama oluyormuş. Daha güzel daha mutlu haftalara inşallah.