Mayıs’ ın sonunu getiremedik, Haziran’ da pek iyi başladı denemez.

Final Four başladığından beri bir şeyler yazmaya çabaladım ama bir türlü doğru kelimeleri bulamadım. Afyon serisinden sonra yaşadığımız duygu boşalması, Final grubunu net biçimde etkiledi. Maçlar kazanıldı, kaybedildi. İşin teknik detaylarına girmeyeceğim. Basketbol şubesi kurulduğundan bu yana çok kısa süre içinde gerçekten çok başarılı bir süreç yaşanıyor. Büyük özverilerle, büyük çalışmayla, takım olma olgusu üzerine inşa edilen teknik detaylarla buralara gelindi. Bu maçlar oynandı ve sonuçta Bursaspor logosu her maçta en doğru şekilde temsil edilmiş-ti. Benim için kırılma noktası Afyon serisinin 5. Maçıydı. O maçta 15 sayı öndeyken sahaya yabancı madde atılması ile başlayan süreç bize pahalıya patladı. Basketbolcuların, teknik heyetin ve basketbol takımını sürekli takip eden taraftarın en çok üzüldüğü nokta eminim ki budur. Çünkü orada yapılan amatör ve basketbol seyircisine yakışmayan davranışlar, bize final grubunda çok çok önemli bir maç kaybettirdi ve tarih yazma fırsatı elimizden çok küçük detaylarla gitti. Sezon genelinde canımı yakan tek şey bu.

Kulübün genel durumu, futbol şubesi, ülkede verilen şehitler vs… Ruh halim çok iyi değil. Odaklanamıyorum. Doğru kelimeleri bulmakta hala zorlanıyorum fakat kendimi bu takıma teşekkür borçlu hissediyorum.

Sezon boyu hep birlikte güldük, hep birlikte üzüldük, hep birlikte ayağa kalktık, maç kazandık, kaybettik ama hep mücadele ettik. İsim isim herkese teşekkür etmek istiyorum fakat basketbolun hep bir takım oyunu olduğunu söyledik. Takım başarılı oldu dedik, Takım reaksiyon göstermeli dedik, Takım olarak mücadele ediyoruz dedik.

Bu güzel sezon için teşekkürler Takım.

Bursaspor armasını, şehrini en güzel şekilde temsil ettiniz.

Emek veren ve bu takım için mücadele eden – taraftar dahil – herkese tek tek teşekkürler.

Gelecek güzel günlere.

#UmutturBursaspor