Sahada dizleri titreyen bir takım mı izleyeceğiz yoksa canını dişine takan bir takım mı?

Bursasporlu taraftarlar gerginlik sınırını çoktan aşmış durumda. Bir umut Beşiktaş’a puan kaybettirerek şampiyonluk yarışında çelme takmak ve eskiden kalan bir hesabı kapatmak üzere… Hayal denilecek derecede zor bir durum elbette Beşiktaş’a puan kaybettirmek son 3 maça çıkan oyunculara güvenerek! Ama imkansız mı, değil…

Biz ne istiyoruz? Beşiktaş’a ezilmemek; yenilebiliriz ama son 3 maçta olduğu gibi değil… Vodafone Arena açılışında olduğu gibi (3-2), yenilsek de alnımız dik çıkmalıyız stattan!

Tribünde misafir taraftarlar endişeli olacaklardır ama bence takımlarını sonuna kadar destekleyeceklerdir. Eğer skor onlardan yana ilerlerse sataşmalara başlamaları ihtimali de var. Biz saha da yenik duruma düşsek de tribünde düşmemeliyiz… Bursaspor’dan herkes Rize maçında bir mücadele bekledi iki 5’liğin ardından… Ama sonuç hezimet oldu. Şimdi rakip ezeli olunca yine bir mücadele bekliyoruz ama bu defa o mücadele gelmezse, herkesin elindeki tespih kopacak! Doğru olan çağrı her türlü şiddetten uzak durulması gerektiğidir. Ben de buradan diyorum ki “Biz beceriksizliğimizden, iştahsızlığımızdan, mücadele etmediğimizden kaybedersek, rakibe ve taraftarına saldırmanın hiç bir anlamı yok !”

Bir düşünelim. Bizim ihtiyacımız olan şey 3 puan ve bunu almak için 4 maçımız var. BJK olmazsa başkası. Son maça kadar kovalamamız gerekiyor. BJK maçından yenilerek çıksak da oynanan oyun adam gibiyse taraftar yine kalan 3 maçta yanında durur takımın. Ama yine formanın hakkı verilmezse bu taraftar kendi düşürür bu takımı! BJK kendine göre yaşadığı puan kayıpları ve son FB maçındaki son dakika üzüntüsü içerisinde bir hafta geçirdi. Şenol Güneş hoca eminim ki hafta içi toparlamıştır takımı. Ve o da biliyor ki maçın başlarında atacakları 1 gol sayesinde koridorun açılacağını. Hatta golden sonrada sık top yaparak bizi topsuz bırakarak kendi taraftarımızın da önüne atacaktır. Sabırsız taraftar öfkesini sahaya ve yönetime döndürdüğünde; takım desteksiz kaldığında acı sonuçlar kaçınılmaz olacaktır.

Umalım da Harun gününde olsun. Topları direkten dönsün. Ofsayta düşsünler hep. Ama takımdaki oyuncularımızı ve karşılarındaki rakip oyuncuları eşleştirdiğimde görülüyor ki oyun hep bizim ceza sahasında oynanacak. Karşılayan oyuncularımızın anlık hataları her şeyi belirler.

Umutsuz olanlar ve umutlu olanlar oranlandığında umutsuz tayfa daha fazla. Ama ortak dayanak sahada armanın hakkı verilsin de sonuç ne olursa olsun. Umarım maç sonrası spor bültenlerinde, programlarında futbol dışı kötü olaylar konuşulmaz. Her şey delikanlı gibi sahada ve tribünde yaşanır biter. Ben tribünde olacağım ve sonuna kadar destekleyeceğim takımımı… Şampiyonlar ligi de olsa amatör lig de olsa rengimiz YEŞİL-BEYAZ.

HAKEMİ UNUTMADIM ELBETTE. YAPACAK BİR ŞEY YOK. FEDERASYON İŞİ GARANTİYE ALMAK İSTEDİ O KADAR…