Dinlenme Tesisleri

Allah Bursaspor taraftarına öyle bir sabır ihsan eyledi ki, taş olup çatlayamamanın bir nevi örneğini perşembe akşamı Afyon’da uygulamalı olarak gösterdi.

Saat 13.00 gibi Atatürk Spor Salonu’nun önünde buluşuyor ve yola çıkıyoruz. Kütahya üzerinden mola vere vere aheste aheste Afyon’a varıyoruz. Şehir girişinden itibaren Emniyet güçlerinin güler yüzüyle karşılanıyoruz. Hiç bir problem yaşamadan Spor Salonuna ulaşılıyor. Spor salonu diyorsak tabi akıllara gelmesi gerektiği haliyle bir spor salonu değil. Bursa’nın yaklaşık 3-4 bin mevcut nüfusa sahip Lise Salonlarının alt seviyesinde bir spor salonu. Labirent gibi alakasız yapıların ve toprak zemin üstünden zik zaklar yapılarak giriş kapısına ulaşılan bir salon. Mevzuatı tam olarak bilmiyorum ama illaki tribünün bulunduğu kısımda bir büfe, hiç olmadı, bir adet tuvaletin bulunması gereklidir diye düşünüyorum. Ama maalesef yok. Her ne olursa olsun insani ihtiyaçların karşılanacağı bir hizmet söz konusu değil.

Deplasman tribününün bulunduğu konuma giriş yapıldığında adeta açık hedef haline geldiğimizi o an çoğumuz anlıyoruz. Yaklaşık iki metre uzaklıktan sağ ve sol tarafımızdan Bursaspor’u izlemeye gelmiş diye tahmin ettiğimiz kişilerin hakaretlerine maruz kalıyoruz. İşte ilk sınav orada başlıyor. Kulaklarımızı tıkayıp sahaya konsantre olmuş bir şekilde maçı takip edip desteğimizi veriyoruz.

Kaale alınmamanın verdiği mahçuplukla ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette hareket eden topluluktan bu sefer fiziki sataşmalar başlıyor. Bulunduğumuz tribüne torpiller bozuk paralar çakmaklar atılıyor. Kırdıkları koltukların parçaları ilk olarak maalesef bizim güvenliğimiz için orada bulunan 40′ lı yaşlarda bir polis abimizin kafasına isabet ediyor. Diğerleri de tribünde bulunan bazı arkadaşlarımızın kafalarına geliyor. Doğada etkiye tepki diye bir kural vardır ama bu sefer o kural işlemiyor. Herkes yine kendisini frenliyor. Ve de başarılı olunuyor. Tam o sırada büyük ihtimal olayın çıkış kaynağını tam anlamadan sıkacağı gazının yönünü tayin edemeyen biri tarafından biber gazı sıkılıyor. En az bizim kadar tam önümüzde bulunan güvenlik güçleri de bu olaya anlam veremeden mağdur oluyor. 80-100 lira para kazanmak uğruna salonda görev alan özel güvenlikler haliyle bu olayları daha önce yaşamamış olduklarından paniklemeye başlıyorlar. Ve yine bu arkadaşları sakinleştirmek tribündeki arkadaşlarımıza düşüyor. Sol tarafımızda konuşlanmış veya birileri tarafından konuşlandırılmış grup polis müdahalesiyle salon dışına çıkartılıyor. Hiç değilse o an için çıktıklarını düşünüyoruz.

İlk devreyi önde kapatıyoruz. Sıcaklığın neredeyse 30 dereceye ulaştığı salondan hava almak için dışarı 10-15 metrekarelik açık alana çıkıyoruz. Biber gazı sıcaklık ve susuzluk düşünüldüğünde 10 dakika durulan açık hava adeta ilaç gibi geliyor. İkinci yarı başladığında tekrar içeri girip yerimizi alıyoruz. Polis tarafından dışarıya çıkartılan grubu nasıl oluyorsa bu sefer tam karşımızda takımımızın benchinin hemen arkasındaki tribünde görüyoruz.

İkinci yarının başlamasının hemen ardından bir polis amiri yaklaşıp sıcaktan dolayı t-shirtlerini çıkartmış olan arkadaşlarımızın t-shirtlerini giymelerini istiyor. Sıcak olduğunu söylüyoruz ama giyseler iyi olur kelamının ardından onu zor durumda bırakmamak için arkadaşlarımız t-shirtlerini giyiyorlar. Ardından içinde “Koy” kelimesinin geçtiği tezahüratların da yapılmamasını istiyor. Yine buna da uyuyoruz. Bu uyarıları bize yapan amirin hiç bir art niyeti olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta görevini yapmak zorunda. Bütün Afyon bu maça kilitlenmiş durumda. Gözlerin çıkış kaynağı protokol tribünü.

Son periyota giriliyor takımımız önde. Tam bu sırada protokol tribünü diye tabir edilen sağ tarafımızda gömlekli kişiler tarafından kendi taraftarına yönelik bazı el kol hareketleri yaptığına şahit oluyoruz. Maçın başından beri edilen küfürlü tezahüratlar maçın sonlarına doğru şiddetini iyice arttırıyor. Bu noktada karşı tribünde bulunan hangi takım taraftarı olduğunu bilmediğimiz bazı kişilerin hakkını teslim etmek gerekli. O ne güçtür, o ne azimdir yiğidim ta karşı tribüne yabancı madde atabiliyorsun gerçekten büyük iş tebrikler.

Önde götürdüğümüz maçı kendi ellerimizle ikram edip son saniyelere geride giriyoruz. Bu esnada yan taraftaki protokol tribününden büyük ihtimal rakip takımın yöneticileri olan bazı gömlekli insanlar bulunduğumuz tribüne yaklaşıp ağza alınmayacak küfürler savuruyor. Bu küfürler öyle sıradan maç esnasında spontane gelişip edilen küfürlerden öte büyük bir hırsla nefret sonucu edilen aşağılık küfürler. Maç başından beri yapılan ağır psikolojik baskı, edilen küfürler, yağan yabancı maddeler bir yana benchimize fiziki müdahale başlıyor. Gözlerimizle yapılan saldırıyı izliyoruz. Atılan yabancı maddeler sonucu takımızın malzemecisi kanlar içinde kalıyor ve basketbolcularımız tarafından saldırılardan korunmak için bulunduğumuz tribünün önüne taşınıyor. O esnada kısa süreli bir baygınlık geçiriyor. Oyuncularımızın ambulans feryatlarına salonda bulunan emniyet güçleri ve federasyon gözlemcisi gibi bizde şahitlik ediyoruz. Bunlara şahitlik ederken maç başından beri atılan yabancı maddeler, torpiller, koltuk parçaları, bozuk paralar nirvana seviyesine ulaşıyor.

Sahada ki oyuncularımız teknik heyetimiz kulüp personeli ve tribününde bulunan taraftarımız ve hatta güvenlik görevlileri artık bu kadarına pes diyor. Maçın başından beri patlayan torpillere atılan yabancı maddelere ve edilen ağır tahrik unsuru tezahüratlara tepki vermeden, efendi gibi tribünde tribünün hakkını veren 150 kadar taraftarımız tahammül sınırlarının eşiğinde geziniyor.

Bu esnada tribüne büyük ihtimalle Polis okulundan yeni mezun olmuş genç ve heyecanlı bazı polis kardeşlerimiz güç kullanmaya kalkışıyor ama araya giren amirleri ve yetkililer olayı büyümeden engelliyor. Zaten maç sonu dışarıda bekletilirken de bu genç kardeşlerimizle helallik alınıp muhabbet ediliyor. Herhangi bir sıkıntılı durum yaşanmıyor.

45 dakikalık beklemenin ardından otobüslere binip Bursa’ya doğru yola çıkıyoruz. Bu bekleme esnasında polisler ve özel güvenlikler samimi olarak sizde iyi sabır varmış diyorlar. Şahsım adına maç öncesi devre arası ve maç sonu bizim için iyi niyetle hareket eden tüm polislere amirlere ve özel güvenliklerin hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Allah onlardan razı olsun, zeval vermesin.

Maç esnasında yaşanılanların ve psikolojik baskı kurma çabalarının niçin oluştuğunu her aklı selim insanın idrak edebileceği ölçüde yorumluyor ve önümüze bakıyoruz. Bu yaşanılanlar 4 lü final grubu için hepimize iyi bir antrenman oldu. Büyük bir mucize yaşamazsak Final grubunda karşılaşacağımız Sakarya ve Eskişehir takımları bu turda gereksiz yere son maça bıraktığımız eşleşmedeki rakipten daha organize taraftarlara sahip takımlar.

Müsabakaların saha içinden çok saha dışı mücadelelerle kazanıldığını zannedenler, saçma taraftar yasağı çıkartmaya çalışanlar, deplasman tribününün yerini özellikle değiştirenler, Bursaspor taraftarını tahrik etmek için elinden gelen her şeyi yapanlar ve bütün Bursa’nın mecburiyetten dolayı kanallarından maçı takip ettiğini bildiklerinden popüler olma adına ayağına gelen bu fırsatı isminin duyulması uğruna mesleki tarafsızlıktan ve terbiyeden çok ötede ifadeler kullanarak spikerlik yaptığını zanneden ve bu arkadaşın yanında bulunan Anadolu’ nun her hangi bir köy kahvesinde denk gelip havadan sudan konuşarak, muhabbeti devam ettirebileceğimiz seviye ve tarzda cümlelerle yorum yaptığını sanan sözde yorumcu bey ve diğerleri iyi bilsinler ki,

Biz Avrupa Kupalarına otobüslerle yapacağımız deplasmanların hayallerini kurduğumuz için yapılan bütün pislikler karşısında efendiliğimizi koruduk. Afyon’da ki sabrımızın sebebi o hayalini kurduğumuz Avrupa deplasmanlarıdır. Pazar günü daha önceki yıllarda Avrupa Kupası finaline ev sahipliği yapmış Atatürk Spor Salonunda takımızın galip gelerek final grubuna kalacağı yönündeki inancımız tamdır. Ve takımımıza sonuna kadar güveniyoruz.
Son olarak BURSASPOR taraftarı BÜYÜKTÜR, KÜFÜR ETMEZ…

ANA, temel değerlerine ve camiasına yapılan terbiyesizlikleri ise AFFETMEZ.

Pazar günü görüşmek üzere.

« »

Tüm hakları saklıdır. © 2020 OkuDiyo.Com. Edited by Mehmet ARICI.

İnternet sitemizde yayınlanan içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.