Son ‘’Harese’’ yazımızda devenin yediği dikenlerden, ağzında açılan yaralardan, kanadığından bahsetmiş bu dikeni yemesek nasıl olur diye de sormuştuk Sayın Ali Ay’a.   Ali Ay başkanımız da bize bu hafta ‘’Kanasın kanasın, bırakın yaram kanasın, kaderimse Bursaspor başkanlığı bırakın taraftar ağlasın’’ diye cevap verdi…

‘’Rakibine boyun eğen bir sistem olmaz’’

‘’Çok yönlü atak sistemi geliştirmemiz gerekiyor.’’

‘’Daha dar alanda oynayan, topu kaptırdığı andan itibaren baskı yapan bir takım olmalıyız’’

‘’Eğer yenilirsek bile taraftarımızın alkışladığı bir takım oluşturmak zorundayız’’

Bunlar Mutlu Topçu’nun ilk sözleriydi sözleşme imzalarken. En kötü Avrupa kupaları falan diye başlayan cümleleri de var da, rezilliğin de bir sınırı olmalı diyerek bahsetmiyorum bile…

Mutlu Topçu bahsettiği kavramlardan sadece yenilsek bile kısmını hayata geçirdi şimdiye kadar.

Her ne kadar bize yıllar süren bir zulüm gibi gelse de sözleşme imzaladığından bu yana yaklaşık 2 ay geçti Topçu’nun. Bu 2 aylık süreçte 6 lig maçı oynandı. Bu 6 maçta çok yönlü atak sistemi geliştirmeyi planlayan Mutlu Hocanın takımı 5 gol attı. Bu 5 golün 3’ü penaltı 1’i ise penaltıdan dönen toptan. Kalan son gol ise İsmail Konuk’un karambole vurduğu top. Yani Topçu’nun çok yönlü atak sistemiyle attığımız gol sayısı ‘’0’’…

Biz de dar alan, boyun eğmeyen sistem, baskı falan deyince ‘’Hilal Taktiği’’ dahil her türlü opsiyonu kullanacağız diye düşünmüştük rakibi boğmak için. Yok ya öyle düşünmedik tabi ki, atma Mutlu din kardeşiyiz dedik, buralara nasıl geldiğini, tencerenin dibinin dibi olduğunu biliriz, eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz dedik…

Ve bugün, kendi evinde Alanya’ya karşı yenik durumdayken Faty’i çıkarıp Şamil’i alarak işte risk budur dedirtti, tam bir taktik deha sözcükleri yeniden döküldü ağzımızdan Mutlu Topçu için!..

Türk futbolunda bir hoca ekolü var tek bir elden çıkmış gibi, futbol sevgisini bu ülkeden sileceğiz der gibi çalışıyorlar. Bir de futboldan anlamayan başkan ekolleri var tabi. Sayın Ali Ay, Mutlu Hocadan çok memnunmuş tüm sportif işleri kendisine bırakmış gibi cümleler kulağımıza geliyor.  Onun dışında sportif direktör için acele etmediği ve gelecek sezonun planlamasını yapacak sportif direktör arayışını, gelecek sezona bıraktığı da. Başkanın söyledikleri de yaptıkları da bizi şaşırtmıyor artık, ‘’hükümsüzdür’’ bizim nazarımızda…

‘Adam yanıla yanıla, pehlivan yenile yenile’ demiş atalarımız. Biz o kadar çok yanıldık ve yenildik ki ne yanılacak ne de yenilecek gücümüz yok artık. Paranız varsa gelin siz yönetin diyorlar o da yok iyi mi…

Sonuç olarak: Yapacak bir şey kalmadığında hiçbir şey yapmamak en doğrusu. Artık Sayın Ali Ay’ın da Bursaspor için yapacak bir şeyi kalmamıştır. Her ağaçtan kaşık olmayacağı gibi, Ali Ay’dan da Bursaspor’a başkan olamayacağı tescillenmiştir.

Son bir görevi vardır, iyi niyetlerini de alıp sanayiciliğe geri dönmek…