Haftalar ilerliyor, ligin sonu gözüktü.  Geçen bunca süreye rağmen, Bursaspor’da geleceğe dair umutlanmaya sebep olacak en ufak bir gelişme yok. Saha içinde “hezimet”ler ardı ardına  gelirken, saha dışının da içeriden beter olması, kaygıları her gün arttırıyor.

Bitime 9 hafta kala Bursaspor, abandone olmuş boksör kıvamında. Her hafta yeni bir sancı, her hafta yeni bir travma. Öyle ki her birimiz, “lig bir an önce bitsin de kurtulalım” diyoruz.

Peki lig bitecek de ne olacak? Bu anlayışla gelecekten ne bekleyebiliriz ki?

Bursaspor tarihinin en yetersiz kadroları sıralaması yapılsa, ilk 3 içerisinde çok rahatlıkla yer alabilecek bir kadro yapımız var. Eksik öyle 1-2 tane değil ki. Nereden tutsan elinde kalıyor. Eli yüzü düzgün bir takım kurabilmek için minimum 10 oyuncu gönderip bir o kadarını da transfer etmek ve bu transferlerde de hemen hemen hiç hata yapmamak gerekiyor.

Gerekiyor da…

Bu gerekeni hangi futbol aklının yapacağı belli değil.

Teknik kadro desek, kulübede camianın beklentilerini karşılaması pek de mümkün olmayan, hangi kriterlerle emanetin teslim edildiği bilinmeyen,  ne futbolcu grubunun ne de tribünlerin kendisine inancı olmayan ve bu güveni sağlaması da çok mümkün görünmeyen bir teknik heyet var.

Yönetim desek, orası saha içi ve teknik kadrodan da beter.  Göreve gelirken, camianın büyük desteğini arkasına alan Ali Ay yönetimi, hemen hemen her alanda yaptığı hamlelerle Bursaspor gibi bir kulübün nasıl “yönetilmemesi” gerektiği konusunda, adeta  çığır açtı.

1 senede borçları yarıya indirme vaadiyle göreve gelen yönetim, şu anda neredeyse 2 katına çıkmış borçlarla uğraşmakta. Üstelik kulübün bundan sonraki geleceğini de, çıkması yılan hikayesine dönen krediye bağlamış durumda.

Plan…. Yok..

Proje… Hak getire…

Kriz yönetimi… O zaten Allah’lık…

Futbol aklı…  “Hoca meselesini halledelim, sportif direktörü ondan sonra düşünürüz” diyen bir bakış açısı ..

Marka yönetimi ve değer yaratma.. Siyaset ne verirse o..

E iyi de o zaman bu camia sizi niye seçti?

Gelinen noktada yapılacak şey belli. Bu kumaşın artık dikiş tutmayacağı çok açık.  Daha fazla zarar verilmeden kongre kararı almak, camianın hayrına olacaktır. Aynı yanlışları yaparak farklı sonuç almayı beklemek akıl işi değil.

Sayın başkan. Şu ana kadarki  yönetim performansınızla görev sürenizi tamamlamanız imkansız. Kongre kararı almadığınız her geçen gün, camiadaki gaz sıkışmasını da arttıracak. Ve sonuçta o patlama olduğunda camia tarafından iyi hatırlanmama ihtimaliniz de büyük..

Olmadı, olmuyor, olması da pek mümkün görünmüyor. Gereğini yapmazsanız yükleneceğiniz vebal çok büyük, bizden uyarması.