Bu Yazıyı Sonuna Kadar Okuma Desem Okur Musun?

Bursasporlu nasıl olunur? Bursasporlu nasıl durulur? Daha en baştan okumayı bırakın ve bu iki soruya 1-2 maddeden oluşan  yanıtlar düşünün aklınızdan…

Gerçekten, 1-2 madde düşünün, lütfen… Çünkü bu yazının sonunda bu düşünceleriniz bize çok lazım olacak…
Ağzındaki küçük su damlacığı ile Hz.İbrahim’in ateşini söndürmeye giden karıncaya demişler ya , “O küçücük damla ile o ateş söner mi? ”

Karıncanın cevabı gibi şimdi bizim 12.adam, ibretlik dersler içeriyor…
Kötü gidişattaki kriterimiz hep gönlümüzdeki Bursaspor ve sahada oynanan oyun oldu. Taraftar olarak desteğimizi gösterirken sinirlerine hakim olamayan bir jenerasyon ortaya çıktı. Şampiyonluk sonrası oluşan özgüven bir türlü yönetimlerce doğru kullanılamadı. Şimdilerde ise taraftar grupları federe bir yapıya büründü. Ortak paydada bile buluşmakta zorlanıyorlar…
Biraz içeriden biraz dışarıdan baktığımızda bu duruma gelinmesinin sebepleri aslında çok net. Çözüm üniter olabilmekte…
“Ben de biliyorum ateşe etki etmeyeceğini ama EN AZINDAN SAFIM BELLİ OLSUN” cevabını veren karınca misali bizler de artık küçük dokunuşlar ile safımızı belli etmeliyiz; bu ateş sönecekse bu küçük damlaların birleşmesi ile sönecek…
Para… Yönetimin en çok meşgul olduğu mesele…Çözülür mü? Çözülmez! Futbolu bir yana bırakıp dikkatinin çoğunu mali kontrole harcarsan çözülemez! Tüm dikkati sportif başarıya harcarsan da çözülemez! Tek çözüm yolu, sistem kurmaktır; işten anlayan yöneticilerle doğru görev paylaşımları, işten anlayan teknik heyetle doğru  yapı oluşumları, işten anlayan oyuncularla kurulu bir takım ve sabırla bekleyen inanmış taraftarlar… Ütopik gözüküyor ama bu mümkün…Hatta taraftarsız bile mümkün; bakınız Başakşehir FK…
Sosyal medyadan yönetilen taraftar sayısı epey arttı. Etkileyici bir başlığı bulunan grup ya da sayfalarda atılan nidalarla, bunları beğenip yorumlar atan jenerasyon yeni bir tür oluşturdu. Sorsan iki tane tezahüratı bilmez, maça gelmez vs. ama deplasmana gidecek kardeşlerimizi orada zora düşürecek her türlü hakareti ve küfrü yazıp ortamı ateşe verirler… Öncelikle sosyal medyada oluşan bu tür, taraftar olarak kabul edilmemeli ve her fırsatta tenkit edilerek doğru taraftarlık anlatılmalı. 12.adam olmak “bir sayfayı tıklayarak” olmamalı… Taraftar geleneksel yetişmeli… Sosyal medya kullanılarak bu gelenekler anlatılmalı… BURSASPOR TARAFTARI nasıl olur, nasıl sıfatları vardır, nasıl davranır, nasıl sever/nasıl kızar anlatılmalı… Manifestolar hep kavga gürültü olduğunda uçuşuyor internette; biraz da buna kafa yormak lazım ki bir sonraki jenerasyon bu yeni tür taraftardan etkileneceğine, geleneksel taraftardan(aslolandan) etkilensin..
(Buraya kadar sabırla okuduğun için teşekkürler dostum; devam…)
Sportif başarıyı herkes sahiplenir, zor günlerde ise önce fareler kaçar sonra diğer mahlûkat… Gemide kalan, gemiyle batan taraftar ise asıl kaptandır. Sonra sosyal medya tayfaları başlarlar nidalara ” Ben bu gemiyi batıranın… ” diye… Tıkla beğen, tıkla yorum at… En büyük Bursaspor diye yaz, Harun/Batalla resmini fon yap, ooohhh tadından yenmez..! Gerçek destekçi olabilmek, 12 numarayı sırtına giymek böyle olmaz…
O ya da bu takımla oluşan husumetleri kan davasına dönüştürmek, bundan yola çıkarak yaptığın düşmanlıkla ve ettiğin küfürlerle “taraftarlık rütbeni” yükselttiğini zannetmek, nasıl bir sosyal aidiyetlik yöntemidir? Bu husumetin bitmesi yönünde uğraşanları aforoz etmek,  Bursasporluluğunu sorgulama cesareti ise zaten ayrı bir sosyoloji tezi olur…
37 yılı geride bırakmama 2 hafta kaldı ömrümde. Babamın elimden tutup Vakıfköy’e bıraktığından beri de (1988-1995) Bursasporluyum. Sadece 1 şampiyonluk gördüm ama görmesem de olurdu çünkü “Sen şampiyon olmasan da kupaları almasan da seviyoruz seni var mı diyeceğin” tezarühatı ile büyüdük. Çıkarsız sevdik… İnternetin olmadığı, maçların televizyonda olmadığı zamanlarda sevdik… Az bir şey bıyığımız terlemişti ki ilk jopumuzu yedik stadın kapılarında… 12 numarayı sırtımıza giydiysek hakkini verdik, ARMA AŞKININ peşinde, alt liglerde de Şampiyonlar Liginde de… Gelin, beni anlayanlar… Lafı uzatmama bile gerek yok biliyorum; siz anladınız beni…
    Sosyal medyayı onlar etkili kullanabiyorsa biz de etkili kullanabiliriz. Hatta cenk edeceksek onların sahasında edelim… Olması gerekeni anlatalım her fırsatta, anlatan birini görünce destek verelim. Klavye kabadayılarına gerçek Bursaspor Kabadayısı nasıl olunurmuş öğretelim… Bursasporun felsefesini, kaybolmaya yüz tutmuş geleneklerini yaşatalım…
Yazının başında 1-2 madde düşün demiştim ya kardeşim/abim, ister buraya yoruma yaz ister sosyal medyada bir yere ama yaz…
Benim bu yazım çok kişiye ulaşmayacak biliyorum…
Ulaşanların bir kısmı ise dikkate alıp okumayacak biliyorum…
Ama olsun, ateşi söndürmese bile SAFIMIZ BELLİ OLSUN…
« »

Tüm hakları saklıdır. © 2020 OkuDiyo.Com. Edited by Mehmet ARICI.

İnternet sitemizde yayınlanan içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.