Rahmetli Kemal Sunal’ın Korkusuz Korkak filmindeki Mülayim karakteri ile hatırladığım “Mesela yani” repliği, bugün “Sercan ve Deniz affedildi” haberini görünce birden aklıma düştü.

18 Şubat’ta kadro dışı bırak 23 Şubat’ta affet. Madem affedecektin neden kadro dışı bıraktın diye sormazlar mı adama diyeceğim. Sormazlar cevabını alacağım için hiç sormuyorum. Çiftlik mode: on. Neticede Kayseri deplasmanı dönüşü Deniz’e tepki gösteren abimizi sakinleştiren kişi sezon başında “Kupada final oynamazsak veya ligi ilk 5’te bitiremezsek bu görevde durmam” diye atıp tutan Ali Ademoğlu. Güler misin ağlar mısın.

Hep mi daha kötüye gideceğiz, bilmiyorum. Yani taraftara oynamaktan vazgeçin ve gerçek işiniz olan “yönetmek” fiilini harekete geçirmeyi deneyin. Allah korusun Kasımpaşa maçında alınacak olası bir kötü sonuçta ne yapacaksınız? Sırada kim var? Bilal? Sivok? Jorquera?

Dortmund modelleri, Alman disiplinleri, tüzük kongreleri falan hayaller Paris ama gerçekler ortada. Tamam sportif başarıyı yakalayamadık, daha iyi bir kadro kursak bile sportif başarının bir garantisi yok bunu da kabul ediyorum. Ama verilen sözleri tutmak ya da mantık çerçevesinde kararlar vermek bu kadar zor olmamalı.

Hem saha içinde hem masa başında biraz  toparlanalım, Allah aşkına. Bu taraftar bu kadar  “mesela yani” yi hak etmiyor.