Aylardır yazı yazmak gelmiyor içimden Bursaspor ile ilgili. Aslında maçlarını izleyesim de yok. Hatta öğrencilerim ya hocam ne olacak bu hali Bursaspor’un dediğinde konuşacak dermanım bile yok. Kısaca bu sezon Bursaspor’un bendeki karşılığı kocaman bir baş ağrısı.

Adı Aşk Bu Eziyetin, Seni Sevmeyi Ağır Ödüyorum dedik diye bu kadar da zulmedilmez ki ama. Tamam kabul biz istedik bunu, tamam kolay yolu seçebilirdik, herkes kadar biz de İstanbullu olurduk ne deseniz haklısınız da bu kadarı da fazla değil mi ama? Bizim de sorunlarımız var kardeşim, bizim de kaygılarımız, üzüntülerimiz, beklentilerimiz, telaşlarımız.. Bizim de çapraz bağlarımız zorlanıyor halı sahalarda. Neyin peşindesiniz, amacınız ne bizden ne istiyorsunuz; kaç forma, kaç loca, kaç kombine daha alırsak tatmin olur da ruhlarınızı geriye çağırırsınız? Bu sözlerim sitem değil ama yazık değil mi bize de hani biraz olsun?

Deniz’lerin dalgası zannettik, Bursaspor’un kavgası zannettik yarınlarımızın sevdası zannettik ama yine yeni ve yeniden yenildik. O bastığın aşil tendonu yüzünden tarihin seyri değişti be Denizcim.. Adana’da Truva savaşları oldu, rakibin kalbine ok gibi saplananlar oldu. Sevdası için sevdalarından vazgeçenler oldu. Peki ne diye oldu tüm bunlar; Helen için değil tabi ki sen o formayla sahaya çıktığında rakiplerin titresin diye kazma sapı…

Şimdi Deniz’den girip Del Valle’den çıkmak, oradan çobanın değneğini alıp kulüp yönettiğini düşünenlerin karşısına dikilmek vardı ama ben sakinim, all is well. Halen 28 puanımız var. Hem zaten bizim kadar çobanlar da üzülüyordur diyorum kendime, galibiyet yok prim de yok sonuçta. Yoksa var mıydı acaba?

Hani bazen haddimizi bildiğimiz zamanlar vardır, adama işini mi öğreteceğiz abi sözünden sonra ortamda bir sessizlik olur. Mutlu Topçu ya da bu yönetim için bunu gönül rahatlığıyla söyleyememektir tüm derdimiz. Hayaller düşler büyütüp, hayallerimizi satanlaradır sitemimiz. Oyna, şerefinle onurunla oyna, eğme başını öne sözlerini sahaya duyuramamaktan hep bu yarım kalışlarımız.

Maç değerlendirmesi olacaktı bu yazının teması neden böyle oldu ki şimdi…

Şimdilerde uzaklardan bir ses geliyor şehre, unutulmuş bir beste.  İçinde enflasyon, geçim sıkıntısı, hükümet sancıları olan bir beste. Uzaktan bile hoş gelmiyor. En iyisi Kasımpaşa maçına kadar kulak tıkamak bu sese.

Sessizlik…