İletişim, iletilmek istenen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir. İletişimin en kolay gerçekleştiği çağda iletişim kurması için görevlendirilen kişilerin iletişim kuramamaları ise büyük bir hayal kırıklığıdır. Çeşitli platformlardan sesini duyurma çabasında olan Taraftarı duymamazlık, umursamamazlık gibi vurdumduymaz tavırlar ile görmemezlikten gelmek iletişim köprülerini yıkıp atmaktır. Bu köprüleri kurma taahhütü ile göreve gelenlerin senesini doldurmadan tam tersi hareketler sergilemesinin bir açıklaması olmalı.

Öncelikle kimse kafasına göre yazdığı açıklamaları yayımlayamıyor, en basitinden sosyal medyadaki en ufak bir paylaşım için dahi birkaç kişiden izin almak gerek. İş böyle olunca dün yayınlanan “trajik” yazıyı kimse kendi kafasına göre yayımlamıyor, bu yazı bir onay sürecinden geçiyor. Bu yazıyı kaleme alan kadar da yayınlanmasına onay verenler de sorumluluk taşımakta. Biz taraftar olarak iletişimin gönderici tarafında bulunuyoruz, yani bizim söylediklerimiz değerlendirilip bir süzgeçten geçirilip, analiz edilmek suretiyle alıcı (kulüp) tarafından cevap verilmesi gerekmekte. Fakat burada ne hikmetse kendileri iletişim sürecinde taraftarın olduğu konuma göz dikmekte ve rol çalmaktadırlar. İletişimin bu sürecinde çizgiler hiç olmadığı kadar kalın ve nettir, bu daha önceden yine bu yazıları kaleme alan kişiler tarafından tecrübe edilmesine rağmen hala aynı tutum ve tavır sergilenmektedir.

Bu olayların temeli aslında “Taraftara – müşteri” açıklaması ile atıldı, o dönemde Başkan’a duyulan kayıtsız şartsız destek maalesef kendisinde bir zehirlenmeye yol açtı. Oysa daha ilk yola çıkarken, resmi sitesinden “SEVENLERİNİ ÜZEN DEĞİL, GURURLANDIRAN BİR BURSASPOR İÇİN GELİYORUZ” , “TARAFTARINI YOK SAYAN DEĞİL, ONLARIN SESİNE KULAK VEREN BİR BURSASPOR İÇİN GELİYORUZ” , “ATKILAR AÇILSIN ŞARKILAR SÖYLENSİN DİYE BURSASPOR’UN YÜZÜNÜ ŞEHRİNE DÖNDÜRÜYORUZ.” Üzerinden neredeyse bir yıl geçti maalesef verilen vaatlerin hiçbirinin yerine getirilmediği ortada. İnsan ister istemez kendisini “kandırılmış” hissediyor.

Gerçekten bu işler bu kadar zor mu? Dün yazılan ve onaylanan saçma sapan bir yazı yerine “Kaptanımız ve oyuncularımız ile yaptığımız görüşmeler neticesinde Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu ile yola devam kararı alınmıştır” yazmak çok mu zor? Siz kendinizde nasıl bir güç görüyorsunuz ki taraftarı ayrıştırmak sureti ile okları kendi üzerinize çeviriyorsunuz? Belki mali konularda uzman olabilirsiniz ama maalesef Bursaspor’a bu kadar yakın olup, bir o kadar da uzak olabilen nadir insanlarsınız.

Kaynak: https://twitter.com/baskanaliay                        http://baskanaliay.com