Beşiktaş ve Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada ilk 5’e tutunma maçımızda Antalyaspor’u 2-1 ile geçtik. Alışılagelmişin dışında bir ‘kırılma’ maçı kazanan Bursaspor mutlu etti beni.

Takım ilk yarıda sezonun en iyi devresini oynadı resmen. Nitekim iç sahadaki son 5 lig maçında soyunma odasına 0-0 ile giden takım, son dönemlerin en istim üstündeki ekibi Antalyaspor karşısında Batalla’nın sazı eline almasıyla yarım saatte skoru 2-0 yaptı. Bu müthiş oyun ve elde edilen skorun getirdiği nazar olarak devre bitmeden golü yiyerek şaşırtan Bursaspor’dan normal Bursaspor’a dönüş sinyali verdik. İkinci yarı yine ömürden ömür götüren cinstendi. Harun’un kurtarışları, direkler, hayati müdahaleler derken bir kaza kurşununa kurban gitmeden üç puanı cebe koyarak haftayı kapattık.

Del Valle veya John’dan en az biri verimli olabilse ikinci yarı takımı kontratakla sürükleyip skor anlamında hem takımı hem tribünleri rahatlatabilirdi ancak maalesef kanat transferlerimizde yine karavanayı bulmuşuz. Bize gelen bir rahata mı eriyor, gevşiyor mu nedir bilmiyorum ancak Del Valle şu an Kasımpaşa’da olsa bu kadar uygun ortamda  istatistiklerini katlamıştı.

Merter’e ayrı paragraf açmak istiyorum. İlk geldiği dönem yaşı nedeniyle epey önyargılıydım, ancak gitgide yükselen formu ile şahsım adına beni utandırmaya devam ediyor. Bir özür borcumuz olsun, hep böyle devam eder umarım. Beşiktaş deplasmanından sonra dünde bence sahanın en iyilerinden biriydi bizim adımıza.

Galatasaray mağlubiyetinden sonra bu sezon Batalla atmaya, Harun tutmaya devam ettikçe güzel geçecek demiştim. Nazar değmesin diyelim, dün o günlerden biriydi. Kaptan için ne yazsak eksik kalacak. Bu şehir için cidden büyük bir efsane. 200 maç, 130 civarı gole katkı, muazzam. Gerçekten, iyi ki varsın Batalla. Özellikle iç sahada Jorquera ile birlikte daha keyif veren hücum organizasyonlarına imza atıyorlar son haftalarda.

Maçın havasından biraz çıkıp geleceğe bakacak olursak; Ocak ayı geliyor ancak transfer için ümitlenmeli miyiz bilmiyorum. Ödemeler aksıyor haberleri, menajerlerin kulübe gelip gitmesi derken yeni maceralara atılabilecek miyiz emin değilim. Sezon başındaki transfer stratejisini değiştirmekte fayda olacağı kesin. “Ama Ahmet’in yıllık ücreti çok cüzi, x bin euro, Mehmet’i ya tutarsa diye aldık senelik y bin euro alıyor” gibi savunmaları duymak istemiyorum ben. Bursaspor’un içinde bulunduğu maddi darboğaz bu kadar ayyuka çıkmışken klasik yönetici tabiri ile “Bursaspor’un sokağa atılacak tek bir kuruşu yoktur” Sokağa atmanın ötesinde riske edeceği tek kuruşu da olmamalı. Bu kulüp senelerdir ya tutarsa veya menajer önermesi ile aldığı topçuyu ertesi sene göndermenin yolunu aramak zorunda bırakılmamalı. Sadece bu yüzden bile transfer yapılmazsa sesimi çıkartmam, yeter ki oyuncu “çakmasınlar” artık bize.