Yarın sezonun en önemli maçlarından birini, belki de en önemlisini oynayacağız. Taktik teknik analizin dışında teknik kadro ve sahadaki oyuncu grubunun bu maçın bizim için anlamını idrak etmiş olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sefer bir kırılma maçından sadece iyi mücadele dışında istediğimiz sonuçla ayrılmamız gerekiyor. Maç kaybedilirse tabii ki dünyanın sonu gelmeyecek ama kazanılırsa önümüze açılacak kapıların herkes farkında. Bu kez makus talihimizi değiştirip kırılma maçını lehimize çevirme zamanı.

Rakip analizim aslında rakip teknik direktör analizinden oluşacak. Bir teknik direktör düşünün ki hangi takıma giderse gitsin doğruları yanlışları değişmiyor, eksikleri düzeltmek adına hiçbir gelişme göstermiyor. Şenol Güneş aynı bizde geçirdiği sezon gibi sürekli tempo yapan, bol pas yapan bir takım oluşturdu geçen sene ve sonucunda şampiyon oldular. Şampiyonluktan sonra ise Sosa ve Mario Gomez’in eksikliği üretkenlik anlamında onların oyununu bir alt seviyeye düşürdü. Yalnız şöyle bir durum var, orta saha merkezindeki ikiliye tatlı sert pres yapan her takım onlar için sorun yarattı ve bu sorun Şenol Hoca’ nın öğrenilmiş çaresizliğine dönüşmeye başladı. Defans kurguları ise evlere şenlik. Bekleri de, stoperleri de hücuma verdikleri destekle değerlendiriyorlar. Ama asıl işlerini unutuyorlar. Yani sadede gelecek olursak Atiba-Eren-Oğuzhan-Tolgay dörtlüsünden hangi üçü oynarsa oynasın bu orta sahaya rahat pas yaptırmamız gerekli. Bu sene oynadığımız iki İstanbul deplasmanını hatırlarsak oyunu sadece kanattan oynamaya çalışan Fenerbahçe savunma direncimizi arttırıp ekmeğimize yağ sürerken, Galatasaray’ın  Sneijder, Bruma ve Yasin’in içe kat eden ve duvar pası ile kalabalık defansı delmeye çalışan oyunu bizi yerle bir etti. Oyuncu yapısı dolayısıyla oyunun merkezi kaderimizi çizecek gibi duruyor. Burada Merter ve Faty’e büyük iş düşüyor. Eminim ki Pablo’da onlara yardım etmek için defansif anlamda da çok büyük bir yükün altına girecek. Peki bizim defansif organizasyonumuz rakibin orta sahasına zor top kullandırır mı? Büyük şüphelerim var bu konuda.

Ya hücum hattında neler yapmalıyız. Kubilay muhtemelen oynamayacak. Kanatlar Del Valle ve John’dan oluşur, ortada da Deniz oynar diye düşünüyorum. Aslında Sercan biraz formda olsa bu maç tam onu defansın arkasına kaçırmalık maç ama gel gelelim bu saydığım üç oyuncuda performans olarak son haftalarda cidden çok kötüler. Artık nasıl ekstra motivasyon sağlanır bilmem ama sahada gücünün sonuna kadar mücadele edip kendilerini göstermeliler. Deniz ise santraforda kendini daha iyi hissediyor, ayrıca yine takım savunmasının başlangıcı olacak. Dar bir blokta maçı oynayacağımız düşünülürse, Deniz’in pres yaparken belki iki üç maçlık efor sarfetmesi gerekecek. Rakibin en zayıf yeri savunması, bunu Batalla liderliğinde kullanabilecek miyiz, hep beraber göreceğiz.

Son olarak maçın sonucu ne olursa olsun o stada gidecek 1900 yeşil kapşonlu taraftarımız maçın galibi olacaklar. Onlar tüm Türkiye’ye taraftarın ne olduğunu anlatan insanlar. Yarın tüm Türkiye yeni bir taraftarlık dersi alacak. Unutmayalım ki, bu takım, bu taraftar bir tarihi yeniden yazanlar, yarın da başka bir tarih yeniden yazılırsa şaşırmayalım.