Hamza Hamzaoğlu’nun yönetmen koltuğunda oturduğu Bursaspor’un özeti başlıktaki gibi “Az Futbol Çok Puan”. Göreve geldiğinden bu yana takımımız 40 maçta 22 galibiyet, 9 mağlubiyet, 9 da beraberlik almış. Bu süreçte takımımız 1,88 puan ortalaması yakalarken 1,80 ortalama ile gol atmış 1,23 ile de kalesinde gol görmüş.(Kaynak : Transfermrkt )

Yukarıda verdiğim istatistikler üzerinden Hamza Hoca’yı eleştirmek çok güç ama bir de madalyonun diğer yüzü var. Bu bahsi geçen 40 maçta Bursaspor’un akılda kalan herhangi bir maçı yok desem hakka girmem herhalde. Çok iyi takım mücadelesi ve sivrilen bireysel performanslarla alınan puanlar. Geçen sene Deniz ve Batalla’nın üstün performansıyla ligde tutunmuştuk. Bu sene de Deniz’in yerine Harun geçti ve ligin üst sıralarında bir yer edindik kendimize.

Peki bu yeterli olur mu? Taraftarı ayrıştıran temel konu bu; bu sezonun geçiş sezonu olduğunu düşünüp, Recep Bölükbaşı gibi bir faciadan sonra ayaklarımızı yere bassak yeter derken üstüne Avrupa Kupalarına katılma şansını kovalamak benim gibi düşünenlere kişilere cazip geliyor. Bir de diğer fırka var. Şampiyon apoletli Bursaspor deplasmanda dahi dominant olması gerekirken iç sahada bile baskı altında, verilen onlarca pozisyon ve maçların bitmek bilmeyen son dakikaları. Bu konuda uzlaşı olma şansı yok nihayetinde herkesin sevdiği Bursaspor başka ama sabır gösterme konusunda taraftarlar uzlaşabilir. Öyle ya da böyle başka bir Bursaspor yok. Sezon içerisinde Hamza Hoca’nın görevden ayrılması sonrasında bu istatistikleri yakalayabilecek teknik direktör de yok. Bu yüzden Bursaspor’un saha içi olayları konusunda en azından bu sene alınan puanları öncelikli hale getirmek daha doğru geliyor bana iyi de oynasan kötü de oynasan tabelaya yazılan 3 puan her şeyden çok mutlu ediyor adamı.

Hamza Hamzaoğlu’nun teknik direktörlüğüne bir de oyuncu performansları üzerinden bakmak lazım bir de. Batalla’yı futbol üstü tutuyorum onun performansını değerlendirmeye almıyorum. Sezon içerisinde performansı yukarı çıkan oyuncular başta Harun olmak üzere İsmail, Kubilay ve Jorguera. Düşüş içerisinde olanlar Del Valle, Aziz bu ikisi özellikle ilk 5-6 haftadan sonra tanınmayacak hale geldiler, Sercan bir türlü istikrar sağlayamadı zaten ve en önemlisi de dip yapan Necid. Mevcut kadroda Del Valle, Aziz’i üst seviyeye çıkartıp daha ne olduğunu anlayamadığımız John’u da şekle sokarsa Avrupa Kupasına katılma konusunda ciddi adımlar atabiliriz zira önümüzdeki kolay maç yok.