Karabük maçından sonra önümüzdeki 4 maçlık (Akhisar, Galatasaray, Rize ve Beşiktaş) seriden çıkaracağımız  puanlar sıralamadaki esas yerimizi belirler demiştim, beklentim 8-9 puandı. Seriyi yarıladık kazandığımız puan 1(yazıyla bir).
Cuma günü Arena’da gerçekten çok ilginç bir gece yaşandı. Ofsayttan attığımız gol ile Kubilay takımı öne geçirdi, sonra Kubilay’ın eline çarpan topu hakem pas geçti falan. Hiç alışık olmadığımız durumlardı. Neyse ki hakem ikinci yarı özüne döndü. Kubilay’ın golünden sonra  Deniz’in sağdan içeri girip Batalla pas alternatifi iken şut kullandığı bir pozisyonumuz daha oldu. Sonra da zaten bir daha Muslera’yı zorlayamadık, sürekli saz Galatasaray’ın elindeydi. Deniz’in pozisyonunda 2-0 olsa puan çıkartabilir miydik ? Bence oradan bile verebilirdik maçı.

Yediğimiz ilk golü izledikçe Erdem’in lisansını yırtasım geliyor, inşallah Hamza Hoca’da aynı fikirdedir diyeceğim ama sonra aklıma sezon başı yaptığı kadro planlamasında Serdar’ın yanında sözleşmesinin son senesindeki 30’luk Erdem’i kadroda tutup 19 yaşındaki Mehmet Zeki’yi bonservisi ile yolladığımız aklıma geliyor, içime bir hüzün çöküyor. Yasin pası atıp ver kaça giriyor  Erdem Bey, Yasin’i kovalamak yerine takibi bırakıyor ve o Yasin skoru 1-1 yapıyor. Sneijder’in frikiğinde ise Harun’un canı sağolsun demekten başka bir şey gelmiyor elden. Tecrübe olmuştur.

Düne dair iki güzellik vardı aklımda kalan. Birincisi deplasman tribünü ki herkesin ayağına yüreğine sağlık çok iyilerdi. İkincisi ise Batalla’nın müthiş hırsı, tam bir lider. Ben maç içerisinde bu kadar sinirlendiği çok az hatırlıyorum. Dün maçı en çok isteyen adamdı.

Kadro hakkında çok yazılacak bir şey yok maalesef. Nereden tutsak elimizde kalacak gibi. Del Valle’nin kesik yemesi bence yerinde karardı ama Deniz için sağ kanata ısrar etmeye gerek yok diye düşünüyorum. Hocanın oraya farklı bir çözüm üretmesi gerek, böyle olmayacağı belli.

Bu kadar kötü ve dağınık bir Galatasaray yakalamışken 3-1 mağlup dönmek cidden üzücü. Üzücüden ötesi geleceğe dair bir ışık yakamıyoruz, ümit vaad edemiyoruz. Harun ne kadar tutarsa, Batalla ne kadar atıp attırırsa diye beklemekle geçecek bu sezon. Devre arası bu takıma ne kadar ilaç olur belirsiz. Daha transfere ihtiyaç olup olmadığı bile yönetim ve teknik kadro nazarında belli değilken ve menajerler ile birlikte yerel basının akbaba gibi etrafımızda dönüp oyuncu çakmaya çalışırken gelecek futbolcular Bursaspor’un menfaati için mi gelir yoksa çıkar ilişkisi üzerinden mi Bursaspor’a getirtilir zaman gösterecek.

Son olarak dünden beri çok tartışılan Hamza Hoca’nın golden sonraki tepkisizliği mevzusunda fikrimi yazıp bitireyim. Hoca’nın Galatasaray ile olan gönül bağı zaten hepimizin malumu. Bunu bir kenara bırakırsak Galatasaray deplasmanında 14.dakikada gelen bir gole kimse çılgınca sevinmez. Aynı şartlarda gol 80’den sonra gelse reaksiyon illa ki farklı olurdu. Hoca eleştirilecektir elbette ama bu sıralamada ilk sıra kötü kadro planlaması ve ortaya konan kötü oyun olmalıdır bence. Tepkiyi yanlış yere yoğunlaştırarak çözümü zorlaştırıyoruz. Mevzu gol sevinci olsaydı Hikmet Karaman hala bu takımın başındaydı, ama rakibimiz Galatasaray mı olurdu orası muamma.