İlk kez 6 yaşında tanıştım mabed ile bir Gençlerbirliği maçıydı. Annemin beni ve abimi sıkı sıkı giydirip babama emanet edişini hatırlıyorum, bir de Bursaspor kariyerime galibiyet ile başladığımı. (Aslında benim Bursaspor kariyerim doğmadan galibiyet ile başlamış. 1989-90 Bursaspor 3-2 Fenerbahçe. Küçük Erhan hat trick yapıyor ve dünyaya gelmeme 3 hafta kala babam tamam diyor isim düşünmeyi bırakabilirsiniz.)  O zamanlar çocuk aklı hiç tahmin edemezdim seneler sonra onu bu halde görüp kahrolacağımı.
Senesini hatırlamasam da ilk kez bir 19 Mayıs ya da 23 Nisan törenlerinde zeminine ayak bastığımda yaşadığım heyecanı hatırlıyorum. O dönem hayranı olduğun futbolcuların oynadığı zeminde olmak çok güzel bir çocukluk anısıydı. Sonra Bursaspor Akademi ile Yeşil Bursa’nın burada oynadığı maçları fotoğraflamak o stadyumda gezinmek benim için hep gururdu.
Küme düştüğümüz sezon 2-0 geriden gelip 4-2 kazandığımız Rizespor maçında görmüştüm en coşkulu halini, sonra ben liseye başlarken Bursaspor’da Lig A’da sezona başlıyordu. O döneme kadar yaşadığım en büyük travmaydı sanırım (O günlerde de Twente’den habersiziz tabi) Lig A serüveni, çıktıktan sonra Anneler Günü’nde aldığımız 3-0’lık Beşiktaş zaferi aklıma bir çırpıda gelenler. Şampiyonluk günü orada olamasam da Valencia maçında ne mutlu ki o müzik ile çıldıran binlerden biriydim. En son 1.5 yıl önce buluşmuştuk, 3 Haziran 2015 sabahı Elazığ İl Jandarma Komutanlığı’ndan tezkeremi alıp aktarmalı olarak önce Ankara’ya oradan İstanbul’a uçmuş karayolu ile Bursa seferimi tamamlayıp ailem ile hasret giderdikten sonra Kupa finali için kendimi dışarı atmıştım.(Ben askerdeyken maç biletimi alan beni düşünen abi/kardeşlerimden de tekrardan Allah razı olsun.) Sonuç hüsran olsa da o gecenin, o maçın son olduğunu az çok tahmin ediyordum, kahrolsun passolig. Ama bu son şimdi daha çok acıtıyor canımızı.
Ne yazık ki el birliği ile bu tarihi yok ettik. İster kandırıldık diyelim ister ikna olduk. Sonuç, Bursa Atatürk Stadı artık hatıralarda yaşayacak belki 60-70 sene sonra kimse hatırlamayacak bile.
O dönem yeni stadyum fikri ve Atatürk Stadı’nın yetersiz olduğu görüşü o kadar empoze edildi ki büyük çoğunluk hipnotize olmuş gibiydi. Herkesin kendi çevresinde yaptığı Bursaspor sohbetlerinde söylenen klasik laf vardır bizim kemik taraftarımız 18-20 bindir. Belki çok iyimser bir tahmin ama asla kötümser değil. Biz buyuz. Daha büyük bir stadın büyüsüne nasıl kaptırıldık hala aklım almıyor.
Olan oldu tabi ki elimizden klavye başına oturup yazmaktan başka bir şey gelmiyor. Dün Teksas’ın yaptığı stadyum vedası çok etkiledi beni. Bu kadar kolay olmasaydı keşke. Keşke sesini çıkartan insan sayısı daha fazla olsaydı. Keşke siyasilerin değil şehrin gerçek sahiplerinin söz hakkı olsaydı. Keşke, keşke, keşke uzar gider bu liste.
Akhisar maçı varmış bugün, değil Akhisar takım Şampiyonlar Ligi finaline çıksa heyecanlanamayacak kadar ruhsuzum şu an. Deniz Abi’nin dediği gibi:
“Güç, yetki sizin elinizde. Atatürk Stadı’nın betonunu demirini yıkabilirsiniz, gelin de hatıralarımızı  yıkın …… ………”