Anlamadığım şeyleri tekrar okurum. İkinci okumamda yine anlamadıysam benim kalibremde olmayan veya beni aşan bir şey olduğunu kabullenir başka şeylere yönelirim. Yanlış anladığımı düşündüğüm şeyleri ise başka kaynaklardan araştırırım doğrusunu öğrenmeye çalışırım. Son zamanlarda Bursaspor başkanı tarafından birkaç keredir kendisini yanlış anlamakla suçlanıyorum.

Başkanımız nisan ayında “Artık menajerlerden futbolcu almayacağız” dedi. Çok sevindim. Bursaspor’un son 5 yıldır ısrarla kötü kadrolar kurmasının sebeplerinden birisi de bu menajer bağımlılığıdır. Bu sözleri ile bundan kurtulacağız sanmıştım fakat 28 yaşında elini kolunu saklamayı öğrendiği an 3. lig seviyesine çıkabilecek Akhisar’ın yedek oyuncusu İsmail Konuk, Metin Korkmaz – Sezer Bravo aracılığıyla transfer edildi. Menajer konusunda bu kadar açıkça kurulan cümleyi yanlış anladığımı düşünmüyorum.

Hazırlık maçlarında gözüken tabloya rağmen transfere ihtiyaç yok dedi. Eksiklerimiz baya baya göze batmaya başlayınca en Pollyanna bakış açılı taraftarlar bile isyan etmeye başladı. İşte tam bu dönemde “Taraftarın gördüğünü biz de görüyoruz.” diye bir açıklama geldi ve ardından Tuncay Şanlı’dan başka kimsenin referansı olmadığı Joshua John alındı. Oysa en az kanatlar kadar bariz stoper açığımız vardı.

Sonra niyeti her ne kadar masum olsa da stratejik olarak çok vahim olan Vakıfköy’ü kapatma söylemi geldi. Bunda da “Taraftarımız beni yanlış anladı” açıklamasıyla birlikte Vakıfköy bizim kalbimiz diye gönül alınmaya çalışıldı. Peki o çocukların motivasyonları hiç düşünüldü mü? 15-16 yaşında ergen bunlar etrafında olan her şeyden maksimum düzeyde etkileniyorlar. Zaten A takıma yapılan vasat transferleri gördükçe kendilerine hiç sıra gelmeyeceğini düşünüyorlar şimdi bir de kapatılacağını duyuyorlar. Bugün altyapımızda senelerce emek verdiğimiz çocuklar geleceklerini başka yerde aramaya başlasa bunun suçlusu kim olacak? Tabi ki medya vasıtasıyla taraftar önüne atılan o çocuklar olacak.

Vakıfköy ile ilgili göz önünde olmayan bir şey daha var. Bu hafta hazırlık maçında Serdar Kurtuluş sakatlandı. Yerine geldiğinden beri saç röfleleri dışında ilgi çekmeyen Metin Korkmaz bandrollü Erdem Özgenç ve 4 senelik Vakıfköy hayatında hiç sağ bek oynamamış sağ bek yapmaya çalıştığımız Mert Örnek var. Peki altyapıda A takım düzeyinde oynayacak sağ bek yok mu? 4 sene A takıma sağ bek olsun diye emek verdiğimiz Mehmet Zeki Çelik vardı ama biz onu bedelsiz şekilde İstanbulspor’a verdik. Bu ayrılış camiada çok göze batmadı. Koşulları bilmiyorum tahminen Mehmet yüksek maaş istedi, kulüp kabul etmedi ve yollar ayrıldı. İki tarafın da haklı yanları var Mehmet’e sorulmalı ne verdin de ne istiyorsun diye. Ama kulübe de sorulmalı Furkan Özçal’dan, Sane’den fazla mı istedi diye. Neyse bunlar kurgusal düzeyde kalsın realite olarak bakınca Serdar Kurtuluş’un yerine sağ bekte oynayacak oyuncumuz yok.

Elimizde üstün körü bakınca söylemleri ile tutarsızlık gösteren bir başkanımız var.  Değinmediğim passolig, kredi, Ali Turan konuları da var. Bunlarda da yanlış anladığımız söylendi. İyi niyetinden şüphem yok ama bunlar Bursaspor’a zarar vermeye başladı. Bu kulüpte konuşacak kişi basın sözcüsü olmalıdır. Bu iş tanımının karşısında ki insan doğru zamanda doğru şeyleri konuşması için maaş alıyor, sigorta primleri bu yüzden yatırılıyor. Bence Gandalf abiye işini yapacak ortam sağlanmalı. Eskiden patronundan yana kalemini tutup vurucu kelimeleri doğru yerlerde kullanarak kitlelere algılar yaratıyordu. Tekrar o günlerine dönmeli ve bizi yanlış anlamaktan kurtarmalı. Zaten Gandalf abi taraftarın gözünde olumlu bir profile sahip bir değnek resmi ile milyonlara ulaştığı zamanları biliyoruz. O taraftarın doğru anlayacağı şeyleri çok iyi bilir.