Öyle umut ediyorum ki dinimizin ilk emri olan ”Oku” açılımı ile başlayan bu proje şehrimiz ve tribünümüz için çok faydalı olacak, önyargıların kırılmasını sağlayacak, farklı açılımları tetikleyecek ve zehir gibi beyinlere sahip olduğumuz, sınırsız potansiyelimizi açığa çıkaracaktır.

Bu platformda yazdığım ilk yazıda ülkemizdeki ”Çarpık, Adaletsiz, Spor ve Futbol Düzeninde; Şerefli Bursaspor Davası” üzerinde durmak istiyorum.

Bu şehirde yaşayan herkes iyi anlayabilir. Yaşanabilirlik(Son 2-3 senedir yapılmayanlara ve yapılan yanlışlara rağmen) diğer şehirlere göre uygun ve rahat olmasına karşın bizim için; hayat, duruş, yaşam, Dava, savaş, mücadele, emek, hırs, hak-hakikat vs. Yani uzun lafın kısası Bursaspor girince perdeler kalkar ve farklı bir pencere açılır.

Tribün tarihindeki en Şerefli dava diye başladım. Neden mi? Sorunun cevabı kulübümüzün kurucularından  Necati Akgün’ün sözlerinde saklı. ”Biz Bursaspor’u İstanbul Hegomonyasına Karşı Kurduk!”  Allah Allah, nedir ki bu hegemonya  diye soran olabilir elbette.(Ayrı Bir Yazı Konusu da olabilir) Nedeni Bugün bile canlı canlı, apaçık şahit olduğumuz en hafif biçimiyle belirtiyorum; sporda özellikle de futbolda Adaletsizlikler ve Haysiyetsizlikler zinciridir. Karanlıklar ve Haksızlıklar düzenidir! Bakın Bursaspor’a gönül verdiysek eğer, o tribünün basamaklarına çıktıysak, ilk önce nerede ve ne olduğumuzun farkına varmalıyız. Özellikle bizden daha genç olan kardeşlerimizin bu konularda bilinçlendirilmesi hepimizin sorumluluğudur.

Bu Dava öyle bir Davadır ki Türkiye’nin en eski, en köklü Tribün Oluşumunun Davasıdır. Namını bile Dünyada ilk ve tek olarak Emniyet ve Basın Mensuplarından almıştır. Tribün Tarihinin en eski Yazılı Manifestolarından birine sahiptir. Bu Manifestoyu Bilmeyenlerin okumasını tavsiye ediyorum. Deplasman Kültürünü Türkiye’ye öğretmiş ve Dünya’ya örnek olmuştur. Sisleri, Meşaleleri, ”El Emeği” Pankartları, Atkıları, şovları, Tezahüratlarıyla her zaman parmakla gösterilmiştir.

”Her Türlü Bizans Oyunlarına Rağmen İstanbul Hegemonyasına Son Vereceğiz!” denmiştir bir kere bunun kaçar yolu yoktur. ”1 Haziran 1963’te” temelleri kuruluşunda atılmış ve nihai hedefine Allah’ın izniyle 16 Mayıs 2010 Tarihinde büyük ve görkemli bir devrimle ulaşmıştır.

Bu Tribünlerin ve Camianın bir parçasıysanız eğer daha fazla gururlanmalı ve bu Davaya daha sıkı sarılmalısınız. Çünkü bu davada Masa başı yok! Perde arkası yok! Alengir yok! Haksızlık, adaletsizlik yok! Bu Davada saygı, sevgi var, emek var, hak var, hegemonya zihniyeti değil, yaşadığın şehre sahip çıkma ve bununla herkese örnek olma var! Bir çok örnekte ve durumda olduğu gibi en az, en kısıtlı  imkanlarla en büyük işleri büyük bir özveriyle başarmak var…

Evet; artık hepimizin bunların bilincinde daha fazla olma vakti! Umarım Sevgili Ağabeyimiz Mehmet Güzelsöz öncülüğünde yaptığımız Ankara Ziyareti; son zamanlarda üzerimize oynanan en büyük olaylar düğümü  ”7 Mayıs 2011” davamızın hakkıyla çözülmesine vesile olur. Çünkü bu Tribünümüzün en büyük dönüm noktalarından bir tanesidir. Eğer bu davalar hakkıyla sonuçlanır, içerisinden güçlenerek Alnımızın Akıyla çıkarsak, ”Taraftarlar Birliği” adına yeni ve büyük Umut doğmuş olur ve kaldığımız yerden tarihsel süreçteki misyonumuzu hep birlikte, daha güçlü birlik ve beraberlik içerisinde devam ederiz! Evvelallah…

Yanlış anlaşılmasın bu Davayı insanlara öğretmek haddime değil. Ama biliyorum ki son dönemde ki kabuk değiştirmeden ötürü farkında olmayan ve idrak edemeyenler var. Özellikle böyle bir mecrada belirtmek istedim ve yine belirtiyorum: Bu Davada birlikte Omuz Omuza , memleketin her kesiminden, her görüşünden ortak noktası Bursaspor ve vatanı, milli, manevi değerler olan, aynı çatı altında olduğum, Bütün Büyüklerimi ve Küçüklerimi Saygı ve Sevgi ile Selamlıyor, onlarla aynı çatı altında olmaktan gurur duyduğumu belirtmek istiyorum…

Mücadeleye Devam !