Kabullenelim

Tam istediğim ortam oluştu. Sakatlar iyileşti, takım puan olarak başarılı, Hamza hoca özgüvenli, yüzeysel taraftarın çoğu odak noktası pozitif konumda. Bugün Bursaspor’a olumsuz en ufak bir şey söylesem kraldan daha çok kralcıların da radarına girme durumum var. En sevdiğim.

En başta anlatmak istediğimi tek cümle ile açıklayayım. Transfer sezonu kapandıktan sonra bir hocanın istifa etmesi/yolların ayrılması kulübe zarar verir. Ortak paydamız Bursaspor olduğuna göre devam eden sezonda hocanın gitmesini elbette istemiyorum. Sosyal medyanın hayatımıza iyice duhul olmasıyla sürekli hesap verme zorunluluğumuz olmayan şeyler isteyen bir toplum haline dönüştük. Kabullenme aşamasını bir türlü öğrenemiyoruz. Bir olgunun şartları zorlanmışsa ve ötesine geçmesi için elimizden başka bir şey gelmiyorsa kabullenmeliyiz. Hepimiz göze hoş gelen futbol oynayan bir takım istiyoruz. Oluyor mu? Olmuyor. Hamza hocanın futbola bakış tarzı bu. Haliyle bizim bu sene ki tarzımız da bu. Seçimle başa gelen kişiler kendilerine verilen taraftarına iyi futbol izlettirme sorumluluğunu, negatif futbol tarzını bile bile Hamza hoca ile devam ederek kullandılar. Lig başladı artık Hamza hocanın gitmesi bizi aşacak boyutta lükse girer. Yazdıklarım önceki hafta gelen nispeten iyi oyun ile alakalı değil bana göre isterse şampiyonluk gelsin sezonun son maçı oynandığı gibi Hamza hoca ile karşılıklı anlaşılarak yollar ayrılmalı ve futbol izlemeyi seven taraftarı tribünlere çekebilecek oyun mantalitesine sahip bir teknik direktör ile anlaşılmalı.

Hocanın ısrarlı şekilde istediğimiz oyunu oynadık söylemi beni çok yaralıyordu. Bunu mu istiyorlardı? Oyunu bu şekilde oynamak istemek çok şey istememek demekti. Ekran başında saha içindeki dağınıklığı, karışıklığı çözmeye kalktıkça aklıma Barcelona’daki Antoni Gaudi`nin tasarladığı binalar geliyordu.(Barcelona’ ya gitmeye gerek yok Şehreküstü metro istasyonunun merdivenlerinin duvarlarında ki çiniler de oradan esintidir)

Oyunu bu şekilde oynanmak istenmesi üzerine çok düşündüm. Başlarda sinir olduğum bu söyleme empati yapınca konuyu değil de hocanın tavrını mantıklı bulmaya başladım. Koruma içgüdüsüyle söylenen şeylerin gerçeklerle alakası olmasına gerek yok. Annelerimizin güzelsin/yakışıklısın diye gaz vermesi gibi bir şey bu, başka alternatifi yok, başka şansı yok. Bende anlamıyorum hakikaten neden kötü oynuyoruz diyecek hali yok adamın.

Ne diyorduk kabullenmek! Bakıyorum hala kabullenemeyenler var. Böyle olmaz bir sinerji başlatmalıyız. Hep beraber meydancıkta Selena’yı çağıran timsah heykelleri gibi el ele tutuşalım ve kabul edelim iyi futbol oynayamıyoruz. Stadımız, zeminimiz, oyuncularımız, hocamız, yönetimimiz, başkanımız buna müsait değil.

« »

Tüm hakları saklıdır. © 2020 OkuDiyo.Com. Edited by Mehmet ARICI.

İnternet sitemizde yayınlanan içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.