Bir futbol kulübünün hedefi nedir? Gelir elde etmek? Kupalar kazanmak? Taraftarların güzel bir hafta sonu geçirmesi için onları mutlu etmek, belki de hepsi. Fakat bunlardan önce karar mekanizmalarının analizleri gelmeli, bu soruları aldıkları kararlardan önce, hayata geçirmek istedikleri projelerden önce kendi aralarında tartışmalılar. Biz bir futbol kulübü olarak biraz anladığımız işlere yatırım yapmak yerine, hiç bilmediğimiz ve vaatler üzerine kurulan hayallere yatırım yapmayı tercih ediyoruz.

Bu gerçekten büyük bir risk kredi çekip, faaliyet alınını dışında vaatler ile yatırım planlamak  şahsen bana fazla cesaretli gibi geliyor. Öncelikle neden böyle düşündüğümü anlatmaya çalışıyım. Hemen geçmiş örnekleri ile başlamak istiyorum Benzinlik Projesinin hayata geçmesi tam 3 senemize mal oldu, yani kredi çekip,  bu tip bir yatırım yaptığımızda bize gelir getirmeye başlaması en erken 2 yıl sürüyor. Bu süreçte yatırım yaparken de ekstradan 65 milyon TL kredi taksiti ödememiz gerekiyor ve mevcut benzinlikten aylık 100 bin TL gelir elde edildiğini unutmamak gerekiyor.  Projelerin hayata geçiş aşamasında gelir elde edemediğimiz dönemde  ödemelerimizi erteleme şansımız olmayacak, tek yolu tekrar kredi çekmek olacak. Aslında bunu yuvarlandıkça büyüyen bir kar topu gibi hayal ediyorum. Korkularım endişelerim var bu konuda haksız sayılmam. Bu tip maceralara atılmaktansa Futbol’a yatırım yapmayı daha doğru buluyorum bunun sebepleri; geçen dönem elde edilen gelir rekoru, başarılı bir transferin kısa sürede kendinden bir kaç kat gelir getirmesi, altyapıda bulunan kardeşlerimizin A takıma entegrasyonu ve onların satış işlemlerinden elde ettiğimiz kârlar… Bunlar benim tahmin ettiğim gelirler değil, gerçekte Bursaspor’un muhasebe kayıtlarına işlenmiş gelirler. Kısacası Amerika’yı tekrardan bulmanın bir anlamı yok, biz bu işten para kazanabileceğini ispatlamış bir kulübüz ve kazanılan paranın nasıl çar-çur edildiğini de maalesef ispatlamış bir kulübüz. Tecrübe kazandık bu işte, yanlışlarını ve doğrularını biliyoruz, bu sebeplerden dolayı bir kredi çekme durumu olacaksa o paranın tecrübelerimize yakışır bir şekilde kullanılmasını tercih etmeliyiz.

Yüksek faizli kredinin ödenmesi konusunda ise acele edilmesi gerektiğini düşünüyorum bizim kaybedecek zamanımız yok. Ali Ay yönetiminin görev başına geldiği ilk dönemde biriken ödemelere karşı hamle olarak aldığı 75 milyon TL tutarında ki yüksek maliyetli krediden kurtulmak son derece doğru bir adım. Kredinin kalan tutarın kullanılması için ihtiyatlı olmak zorundayız, hayırlısı ile satılması planlanan bir stadyum isim hakkı var, bu görüşmeler neticesinde adım atılması daha isabetli olur kanaatindeyim. Önemli olan Bursaspor’un bu olaylardan en az zarar ve en çok gelir ile ayrılmasını sağlamak. Hepimizin eleştirirken de desteklerken de amacı bu aslında sadece yöntemlerimiz farklılık gösterebiliyor. Açıkçası bu farklılıklar beni hep ümitlendirmiştir. Aynı sorulara verilen farklı cevaplar bizim rengimizdir, biri yeşilimiz diğeri beyazımızdır ve taraftar eleştirinin merkezidir.