Üç Puandan Fazlasını Kazanmak

Bursa’ya internet medyası anlamında bambaşka bir soluk getiren okudiyo.com ailesine bizlere sesimizi duyurma ve fikirlerimizi paylaşma imkanı verdiği için şükranlarımı sunuyorum…

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın dayanılmaz iticiliğini yaşamayın diye sosyal medyada bodoslama yazdığımız birçok konuyu burada irdeleyerek ve araştırarak yazdığımı özellikle belirtmeliyim.

Bursaspor; beklentilerin tam tersine ligde iyi giderken, Konyaspor maçıyla birlikte oyun kurgusunu önceki maçlara nazaran oturtmuşken, İsmail beğenilip Merter sakatlanınca bir çoğumuzun dudaklarından yavaşça “Eyvah” çıkarken, kazanma azmi ve mücadelesi alkış alırken hala taraftar, yönetim ve teknik kadro arasında tuhaf bir zıtlaşma var. Bunu hem tribünlerden, hem Hamza Hoca’nın maç sonrası basın toplantılarından hem de Sayın Başkan Ali Ay’ın zaman zaman medyaya verdiği demeçlerden anlıyoruz.

Bunları tek tek irdeleyip, neden sonuç ilişkisini ortaya çıkarmak gibi bir düşüncem yok. Ancak Bilal’in ıslıklanması, Hamza Hoca’ya her şeye rağmen eleştiriler ve tüm bu başarılı gidişe rağmen ara transfer yapılmama ihtimali bu huzursuzluğun bitmediğini gösteriyor. Önümüzdeki Karabük maçı ve milli arayla birlikte şehirde bir kenetlenme ve sezon sonuna kadar büyük yürüyüşün başlayacağını tahmin ediyorum ve Ertuğrul Sağlam’ın sıkça dile getirdiği şehrin dinamiklerinin ortaya çıkmasını bekliyorum.

Bu dinamikler kimdir, ne iş yaparlar, ne yerler ne içerler bilmiyorum ama bugüne kadar Bursaspor’a bir faydaları olmadığı kesin. Çünkü hatıra formaya, tuğla kampanyasına, maç kombinelerine, Bursastore ürünlerine destek veren genellikle taraftar dediğimiz çoğu öğrenci, işçi ve geçim derdinde olan insanlar. Pek tabi ki ortalıkta hep onlar olunca da fırçayı yiyen de aynı kişiler oluyor.

Maçta ıslıklarsan gerçek Bursasporlu değilsindir, kombine almazsan taraftar değil müşterisindir, tuğla koyamadıysan çorbacı, passolig karşıtıysan takımı yalnız bırakan artist, stadı eleştirirsen memnuniyetsiz, Hamza hocayı eleştirirsen fitneci, yönetimi eleştirirsen eski yönetimin köpeği, futbolu beğenmezsen bilmem ne diye bu hikaye sürüp gidiyor…

Özelikle son Konyaspor maçında ve daha önceki birkaç maçta gördük ki bu takımın yetenekleri kısıtlı, uyum ve senkronizasyon sorununu hala halledememiş, kanatlardan yeterli ve besleyici bindirmeleri eksik olmasına rağmen; futbolcuların özverili mücadelesi, birbirlerine olan sevgi ve saygısı, takımdaşlığın getirdiği güven ve cesaret bu takımın şu anda en önemli silahı… Konyaspor maçında Del Valle’nin Kubilay’a, Jorquera’nin İsmail’e sarıldığı o anları görünce kendimize çeki düzen verip biraz daha sabırlı olup yeni bir takıma ihtiyacı olan desteği vermemiz gerektiği konusunda ben dersimi aldım.

Son söz yönetime…

Sayın başkanım, kulübün parasal durumu ortada. Kredi mi çekiliyor, benzinlik mi alınıyor, başka bir şey mi yapılıyor bilmiyorum ama ne yaparsanız yapın ama lütfen hem yerelde hem de İstanbul merkezli bir takım yayın gruplarına MALİ TABLO VE BURSASPOR kelimelerini yan yana getirerek konuşmayın istiyorum. Her ne kadar bu konuda sonuna kadar da haklı olsanız bu söylemler gerçekleri değiştirmiyor ve kimse size destek olmak adına kapınızı aşındırmıyor.

Parasal sıkıntılar olduğunda fabrikanızdaki işçinize mali durumu anlatmıyorsanız, baba olarak aile içindeki parasal problemleri evlatlarınıza hissettirmiyorsanız, bir başkan olarak da büyük Bursaspor’un bu derdini işinizi görmeyecek, çözmeyecek insanlara dillendirmeyin lütfen. Bunun çözümünün Ankara’da siyasette olduğunu en bariz şekilde stadyumundan, forma reklamına, tesislerinden transferlerine kadar Başakşehir kulübü çok net gösteriyor.

Saygılarımla…

« »

Tüm hakları saklıdır. © 2020 OkuDiyo.Com. Edited by Mehmet ARICI.

İnternet sitemizde yayınlanan içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.