Yazı Dizisi: Zeytin-III (Son Bölüm)

Ve arkadaşlarıma veda edip koşar adımlarla mekandan ayrılıyorum.
Her ne kadar o seneler içki yasakları uygulanmasada belirli bir saatten sonra Eskişehir’de içki temin edilen yerler 3 taneydi.
Eski otogar, İStasyon , Hallerin karşısında bulunan benzinlik.
Rotama en uygun olan benziliğe giderek yeterli sayıda mühimmatı temin ettikten sonra Anadolu Üniversitesi Giriş kapısı karşısında Bursadan gelecek otobüsü beklemeye başladım.
Eskişehirin ayazı yüzüme vuruken bir şey dikkatimi çekti.
Altımda klasik bir ayakkabı, siyah bir pantalon, üzerimde sadece siyah gömlek.
Evet sadece gömlek…..Aylardan ARALIK.

Kalan az şarjıma rağmen telefon açıp 222’deki arkadaşlarıma çıkarken montumu almalarını söyledim.Tam telefonu kapadığımda otobüs geldi.
Allahım o nasıl geliş…
SoĞukla mücadelemde donmaya ramak kala gelen bu prenses model otobüs
sanki o dakika hayatımın prensesi olmuştu.
Gurbet ellerde bir memleketlisini görmek biz Bursalılar için farklı bir duygudur.
Hele ki bir otobüs dolusu arkadaşına kavuşmak daha farklı.
Şarkılar türküler tezahuratlar eşliğinde biraz gittikten sonra otobüs mola verdi.
Mola verdiğimiz dinlenme tesisinde manzarayı görünce adeta büyülendim.yaklaşık 20-25 otobüs taraftar…özel arabalar.minübüsler…
Sanki bursa Kayseriye göçüyor.Ve yola çıkanların yarısından fazlasında bilet yok.
Olsun diyor herkes, olsun… Bursaspor lider olsun gerekirse maça girmeyelim…
Dinlenme tesisinden otobüs hareket ettiğinde bir mesaj geldi telefonuma.
sadece Şu yazIyordu.
“-gerçekten helal olsun…”

Arka fonda hafif alkollü olan bir abimizin şu sorusu duyuldu…
-Eskişehirde kızlar teklif ediyormuş len doğru mu ??

He abi hee doğru dedim o yüzden pavyondan çıkar gibi bu saatte üstümde sadece gömlekle buradayım….

Öğlen 12-1 gibi stadyuma varmıştık güç bela içeri girdik.İçerde belki 2500 kişi var ama sanki Bursa’da ki bütün tanıdıklarım
o gün oradaydı. Neredeyse abartısız bütün tribün birbirini tanıyordu.
Herkesin içinde umut, Lider olma isteği, maç başladı.İlk yarı oynandı ve bitti.
2-0 yeniliyorduk.devre arası bizde yine bir umut 2-0’ı biz döndürürüz yenilmeyiz vb laflar.
ikinci yarı başladı 3. golü yedik ve adeta çöküp kaldık. Staddan çıkıp dönüşe başladık.

Otobüse bindiğimizde kimse kimseyle konuşmuyordu.Sanki bir ölü toprağı serilmişti insanların üzerine.
Deplasman otobüslerinde böyle durumlarda herkes uyuyor numarası yapar.Cam kenarında oturanlar ise biraz daha şanslıdr.
Işık’lar kapandığında gözler karanlık yollara dalar.Düşünceler tavan yapar. Hele bir de Yıldız Tilbe şarkıları çalarsa-ki kendileri Resmi deplasman Müzik sponsorumuzdur- o ölü toprağı gizliden gizliye atılır yol hiç bitmesin istenir.Yine böyle anların birindeydim.
Akıl ve mantıkla izahı olmayan bir şey yapmıştım.İdrak etmek imkansızdı.Ve şu anda dönüş yolundaydım..

Cam kenarında gözlerimi en uzak noktalara odaklayıp tilkiler kafamın içinde depara kalkmışken aklıma birden bire benim gibi üniversitede okurken, trafik kazasında hayatını kaybeden Serdar Kurd geldi.
Onun için yapılan “Şampiyonluk Göremeden Yitirdiğimiz Yürekleri Saygıyla Anıyoruz” pankartı sanki karşı tepelerde o an açılmıştı.
O, Şampiyonluğu göremeden yitirdiğimiz yüreklerden birisiydi.
Abdülkerim Bayraktar geldi.
Bu sevda bu arma uğruna çile çekmiş yaşamlarını yitirmişlerdi.
Tıpkı niceleri gibi…

5 sene önce Sakarya’da küme düşmemiz geldi.
düştüğümüz gün olanlar geldi…(Beşiktaşta gelmedi dersem yalan olur)
Biber gazı ilk defa üzerimizde denenmiş emniyete yeni alınan copların dayanıklılığı üzerimizde
test edilmişti…

Sınıf arkadaşlarım, takımlarının maçlarını canlı canlı izlerken benim radyodan bile Bursaspor maçlarını bulamadığım günler aklıma geldi.

Zihnimde anılar canlandıkça gözlerim dolmaya başladı.
Gözlerim dolmaya başlayınca dişlerimi sıkarım.
Dişlerimi sıktığım anda ağzıma bir zeytin tadı geldi.
Onunla birlikte sabah kahvaltısında Fenerli arkadaşımızın söylediği
Şampiyon mu olacaklar sanki ?! Sözleri geldi.
Ve ben şampiyon olacağımıza hemde o sene şampiyon olacağımıza
o zeytin tadının geldiği an inandım….

Aradan yıllar geçti Üniversite bitti herkes memleketine döndü yollar ayrıldı falan…
Geçenlerde Kayseriye maça gittiğim gün ayrıldığımız hanım efendinin profil sayfasına denk geldim.
Evlenmiş, bir tanede çocuğu var.
Kocasının adı da Ömer.
Kayseri’de’de ilk golü Ömer’den yemiştik.

« »

Tüm hakları saklıdır. © 2020 OkuDiyo.Com. Edited by Mehmet ARICI.

İnternet sitemizde yayınlanan içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.