Teksaslılık

İki deplasman yaptın.. Güzel.. İki atkı açıp poz verdin.. Aferin kardeşim… Tebrik ederim.. Sosyal medyadan tribüncüymüşsün gibi şeklini koydun.. Sen de ekmeğinin peşindesin. Anlıyom seni.. Sıkıntı yok.. Alnından öpüyom seni.. Karı kıza yürümeye devam et şimdi Bursaspor ayağından.. Dayı bizim o yollarda gençliğimiz soldu amk! Yine sen de ol bir şekilde.. Fark etmez çok.. Her türlü…

Biz birbirine kulp bulmaya meraklı ama dışarıdan bir muhabbet oldu mu birbirine siper olan 300-400 kişiyiz aslında tribünde.. Az olunca, konuşacak konu da olmayınca, birbirimize sarıyoz işte.. Muhabbet bu! Yoksa düğünde de cenazede de beraberiz.. Aynı yüzler.. Bizim için bu eksende değişen bir şey yok.. Ha 100 kişi eksiliyor ha 100 kişi fazlalaşıyor… Dedim ya dışarıdan bir şey olsun alayına gideriz hep beraber! Biz klavyeden öğrenmedik Bursasporlu olmayı.. Orhangazili İbrahim abimin yazısında dediği gibi: “Kenardan değil damardan Bursasporluyuz!”… Dedim ya sana “ bizim o yollarda gençliğimiz soldu amk.” Teksaslılığı biz Trabzonda taşlanırken ve kırılmış camlarla saatlerce yolculukta donarken öğrendik! Olsun sana da kapı açık! Sen klavyenden “dönüş yolundakilere sağ salim dönmeyi” ile başlayan cümleler kurduğunda biz çok güzeliz ama… Yok sana güzel dileğin için de kızmıyorum. Tersine Allah razı olsun… Ama “o dönüş yolundakilere” yeri gelince “ah şu tribüncüler falan filan” yapıyorsunuz.. Saygı göstermeyi zul sayıyorsunuz! Biz dönüş yolunda çok güzeliz ama… Dilimizde tezahuratlar.. Hem bok yesin hava yolları!

Arma bu arma! Şakası şekli olmaz! O arma yalnız kalmaz! Sen rahat ol! O armanın hastasıyız biz.. Haa şimdi dicen ki falan filan… “O bok bu böyle şu böyle onlar böyle diyor” falan filan… Bu hastalıktan bizde var işte biraz!” Var amk… Varsa var yoksa yok deriz zaten.. Tribüncüyüz biz! Kıvırmayız… Yalnız bir olduk mu hep beraber demir yumruk gibiyiz! Alayına gideriz! Yazdım söyletme bir daha bana: “Mum ışığı ile aydınlatıp alemi seyrederiz dayı biz.”

Benim adım Tikky… Tikky Burak! Boş konuşmam ve beni tanımıyorsan kayıpların büyük!

Ben sana s.k.k gelebilecek ama benim için çok önemli bir hikaye anlatıcam.. Bu yazıyı okuyup duygulanmıyorsan git kalbini zımparalat! Duygulanıyorsan da bu yazıya yorum yaz tek tek sayıcam hepinizi!

Bu yazıyı yazarken tripteyim! Üstüme gelme.. Buharlaşırız..

Daha yeni yeni vücudunda hafiften araştırmalar yapmaya başladığı vakitler çocuğun.. Annesi ve babasının elinden tutmuş bir çocuğum o zamanlar.. Bildiğin laftan sözden anlamayan bir çocuğum işte.. Bir çocuk ne yapar o zamanlar? Ben de onu yapıyom.. O yaşta gidip atom parçalayacak halim yok zaten.. Zaten atom gibi duygusal bir maddeyi yıllarca neden parçaladıklarını da hiç anlamadım amk… Atom lan bu g.tler!.. Kendi halinde bir madde.. Rahat bırakın lan atomu oç! Neyse… Kültürparkta akülü arabaların pistine gidip eğlenme derdinde bu çocuk.. Çocuk aklı işte amk… Tam kültürparkın giriş kapısına geldiğinde, abilerin konuşmalarında sıkça geçen TEKSAS kelimesine pek anlam veremese bile ister istemez bilinçaltının en güzel yerine kazıyor TEKSAS kelimesini…

Birkaç ay sonra bu çocuk -fanatik Bursasporlu babaya sahip bu çocuk- bu kez babasının elinden tutup hayatının değişeceği mabede girer. 3. Tekil kişi gibi anlatmak istiyorum ki Zeki Demirkubuz filmleri tadı alın.. Yoksa varoluşu sorgulayan bir yazı falan beklemeyin benden! Neyse çocuğum işte amk.. 3. Tekil kişiden devam ediyorum.. İlk başlarda maçı spikerin anlatacağını sanıp spiker sesini duymayınca üzülse de ilerleyen dakikalarda stadın bir bölümünden yükselen TEKSAS sesini duyduğunda bilinçaltı su kaynatıyor. Şuurunu kaybediyor ve bilinçaltı iyice çığrından çıkıyor o küçük çocuğun.. Hastalık geçiyor çocuğa işte! Küçücük yaşta bir çocuğu etkileyecek derecede ne vardır o insanlarda veya o TEKSAS isminde? Anlıyor musun ne demek istediğimi? Emin misin?

Bu çocuğun öyle bilinçaltına girmiştir ki bir gün sonra bayram ziyaretinde aile meclisinde büyüyünce ne olacaksın sen yavrum sorusuna? Ben Teksaslı olacağım cevabı verince herkesi gülmekten kırıp geçiriyor o küçük çocuk. Bu arada buradan tüm çocuklar adına sesleniyom herkese: “Şu büyüyünce ne olucan” sorusunu sormayın! Yeter amk.. Hepimize gına geldi.. Baydınız amk! Teksaslılar nettir dayı! Not düşeyim… Ama çocukken verdiğim cevabın arkasında durdum ben… Çünkü benim adım Tikky! Tikky Burak! Teksaslı olmayı hayatının en büyük amacı yapmışım ben o g.t kadar yaşta! Sen bana Demet Akalın şarkıları söylüyorsun hala! TEKSAS diyorum ha! TEKSASLI olmak diyorum! Boru mu bu? Kolay mı zannediyosun?

Bu arada Yıldız abla senin hastanım.. Burdan sana sesleniyom.. Beraber düet yapmadan gidersek bu hayattan yarım gidicem..
Nerde kalmıştık?

Peki bu çocuğun hayalinde olan, Türkiyenin en ücra köşesinde bile bilinen, büyüklüğünden dolayı kendisinden çoğu yerde nefret edilen TEKSAS kimdir? TEKSASLI kimdir? Ben de kendime göre yazayım. Aşağıyı iyi oku ama! Ulan yazı da çok uzun bayıldım triplerine girme…

Sadece kale arkasında bir pankartın arkasında durmak yeterli midir? Ah be dayı! Yoksa bunu yaşam felsefesine getirenler, her anında buna uygun davrananlar, bu uğurda gençliğini ve hayatını ortaya koymakla erişebilecek bir mertebe midir TEKSASLILIK?
Bence nedir biliyon mu TEKSAS?

İşte TEKSAS o çocuğun bilinçaltıdır, hayalidir, rüyasıdır!
O çocuğun gerçekleşen hayalidir.
TEKSAS, baş kaldırıştır.
TEKSAS, bu şehrin onur mücadelesidir.
TEKSAS, Sakarya’da dökülen gözyaşıdır.
TEKSAS, Macunköyü bulmak için yürümekten ağrıyan akciğerdir.
TEKSAS, meteoroloji sokağa çıkmayın diye uyarı verdiğinde Kayseriye giderken donma tehlikesi geçirenlerin morarmış ayaklarıdır.
TEKSAS, Trabzonda musluğa atılan kafadır.
TEKSAS, Samsun’dan -5 derecede camsız dönen insanların boğazıdır
TEKSAS, Antalyada taş gelince kanayan koldur.
TEKSAS, Kadıköyde joplardan çıkan omuzdur.
TEKSAS, Bursaspor için gülerek cezaevine girenlerin yüreğidir.
TEKSAS, bu şehrin beynidir!

Umarım o çocuk gibi nice yeni çocukların hayali “ben TEKSASLI olacağım” olur. Olmalı! Teksaslılık! O ruh! O arma sevdası! Bambaşka bir şey! Yeni nesillere güzel aktarmalıyız kardeşim! Haa biz yapıcaz! Başka kimse değil! Teksaslılık bir atkı takınca sağa sola şekil koymak değil genç kardeşim! Aklını başına devşir amk! Bayılmış kafayla sağa sola sataşmak büyüklere saygısızlık yapmak değil! Tribünde maç bitene kadar bulunduğun stadı esir almak! “Canım fedaya” girerken kendinden geçmek! Omuz omuza olmak! Bırakmamak! Vazgeçmemek! Takımı her türlü sonuca rağmen desteklemek! Rakibin ayaklarını oluşturduğun atmosferle titretmek! O armaya ve renklere saygı duymadan önce kendine saygı duy genç kardeşim! O şekil yaptığın senin kardeşin abin ailen! O boynuna taktığın atkı ve ağzına aldığın TEKSAS kelimesinin ağırlığı var! O arkasında durduğun pankartın bir sorumluluğu var! Birgün bir abin sana pankartın hikâyesini anlatır eğer sorarsan! Ona göre davran! Hareketlerine tavırlarına dikkat et genç kardeşim! Senin yükün ağır! Senin dünkü tribünleri ciddiye alman bile yanlış! Teksas isminin bu alemde ağırlığı var! Sen TEKSASLISIN genç kardeşim! Sen bu şehri sırtında taşıyorsun! Yükün ağır! Sorumluluğun büyük kardeşim! Yok bizim bizden başkamız! Var mı? Delikanlı gibi ama? Var mı? Yok amk!!! En sevmediğim adamlar geldi sıkıntıdayken teselli etmeye! Abileri kardeşleri okudum burda. Hep aynı duygular.. Yalan mı? Hastayız işte bu renklere.. Farklı şekilde düşünsek bile kimi konularda; hastayız işte bu takıma! Yeşili sizin beyazı bizim olsun dayı! Mehmet abi sosyal medya bizi bozdu dedi. Abim sonuna kadar haklı! Buna sonra değincem. Daha yazmak istemiyom..

Yazarken tribe girdim.. Ellemeyin! Buharlaşırız!

Yıldız abla burdan sana sesleniyom:

Alemin kralıyız biz! TEKSASLIYIZ!
Ne fener ne cimbom ne Beşiktaşlıyız
Tribünlerde efsane olmuş adımız
Bursaspor yoluna feda canımız.

İNADINA TEKSASLIYIZ!

Beğendin mi Yıldız abla? Hastayız abla sana…

“TEKSAS diyorum ! TEKSASLILIK diyorum! Ayık olmaya davet ediyorum herkesi… Hakkını vermek diyorum! “Bu uğurda gençliğimiz soldu amk! Sen yine yaz klavyenden… Ver taktiğini eleştir vs… ama tribüne yazarken bir iki dakika düşün dayı! Hele şu tribüncülere sallarken bir dakika sinaps bağlantıları kur! Sinaps bir sincap türü değil amk! Yanlışlarımız oldu mu? Oluyor mu? Oldu.. Oluyor.. Olacak tabii.. Ama sen tribüncülere yazmadan önce bir düşün dayı! Bu çocuklar -20’de deplasman yapan çocuklar ve saygıyı hak ediyorlar dayı! Ah be dayı!

Bu yazıyı yazarken tripteyim… Üstüme gelme! Buharlaşırız!

Biz TEKSASLIYIZ dayı! İncelikli duyguların adamıyız! İncelikli işlerin hastasıyız!

Hepinize saygılarımı ve selamlarımı gönderiyorum buradan!

Ben Tikky! Tikky Burak! Boş konuşmam ve beni tanımıyorsan kayıpların büyük!

Ve siz şimdi;

Tikky Burak ile şarkılar dinlediniz!

« »

Tüm hakları saklıdır. © 2020 OkuDiyo.Com. Edited by Mehmet ARICI.

İnternet sitemizde yayınlanan içerik izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.