Bir olayı insanlara kabul ettirmek için dramatik öğelerle süsleyip insanlara sunarak kabul edilebilirliğini arttırmak tarzım değil. O daha çok Suat abinin işi. Burada biraz öyle yapıyormuşum gibi gözükse de yazı tamamında kesinlikle mübalağa yoktur herşey olduğu gibi yazılmıştır.

Sene 2009 Güvenç Kurtar Gaziantep deplasmanında Trt radyo spikerlerinin bile dalga geçtiği şekilde oyun sergileyerek yenilince Bursaya gelmeye lüzum görmemişti. Kent meydanında ki taraftar boykotunun sürece katkısını söylememe gerek yok. Eski kulübünün ülkenin gözleri önünde mağdur ettiği Ertuğrul Sağlam gelmişti takımın başına. İlk maçında deplasmanda Fenerbahçe’ye yenildi. O aralar Ersun Yanal’lı Trabzonspor, maximum düzeyde tacizlerle almak için yıllarca peşinden koştuğumuz Yusuf Şimşeğin kafasını karıştırıyordu. Bir gece önce Ersun Yanal ile yemek yiyen Yusuf Şimşek ise gecenin dördünde en büyük nefret odağımız Beşiktaş’a transfer olmuştu. Bizim de kafamız karışmıştı. Karşılığında ise Tuna Üzümcü, Aydın Karabulut ve bir miktar para almıştık. Daha sonra Aydın Karabulut Bursasporu istemediği için sezon sonunda serbest bırakacakları adamlar listesinden Ali Tandoğan’ı bize verdiler. Ali Tandoğan; Adana’da ki olaylı maçta bize gol atmıştı nefret ediyordum ve formamızı onun üzerinde görmek istemiyordum. Taraftar forumlarında defalarca sindiremediğimi yazmıştım. Türkiye kupasında sahamızda Tokatspor maçı vardı. Ali Tandoğan ilk 11 de başladı. Maç öncesinde adı okununca ıslıklandı. Yalnız değildim stadda kimse istemiyordu onu. Maç başladı ve benim o stadda bir daha hiç kimseden görmediğim bir sağ bek performansı vardı sahada. Her ne kadar rakip Sercan Yıldırım’ın kafa ile gol atacağı kadar zayıftı. Güvenç Kurtar’ın acayip oyunundan sonra maç içinde Ali Tandoğan’dan verkaçlar, deparlar, isabetli ortalar, verimli kullanılan kornerler görmek bizi başka bir boyuta soktu. Üst üste üç pas yapamayan takımdan buralara gelmek devrim gibi gelmişti. Skor 5-0 iken Ali Tandoğan attığı depar ile takıma korner kazandırmıştı. Kazandırdığı korneri kullanmak için köşe bayrağının yanına geldiğinde bana göre futbolu en iyi bilen ve stadın her daim tetikçisi olan eski teksas tribünü Ali’yi alkışlamaya başladı. O’da alkış ile karşılık verdi. Maçın bitimine çok fazla kalmamışken oyundan çıkarıldı Ali Tandoğan. Maçtan önce edeceğimiz küfürleri bile hazırladığımız adamı saha kenarına gelirken bütün stad saygıyla alkışlıyorduk.

Bursaspor armasını taşıyan her futbolcu saygı görmeli söylemine katılıyorum fakat her futbolcu, teknik direktör ve başkan da Bursaspor’un İstanbul takımlarının kalabalık kadrolarını rahatlatacak, boşta kalan eski oyunculara istihdam sağlanacak bir yer olmadığını bilerek davranmalı. O mahallelerden gelen her adama önyargımız vardır ve bu önyargıyı kırmak için fark yaratmak zorunda olduğunu bilmelidir.

Önyargılar ilaç yardımıyla azaltılarak tedavi edilemez. Kırılır ve biter. Bilal Kısa kendisine şans verilmesine rağmen kırmak bir yana daha da körükledi üzerindeki önyargıyı. Nasıl ki Ali Tandoğan performansıyla hakkettiği saygıyı bizden aldıysa Bilal Kısa da sahaya çıkıp öyle almalı. Daha kendisini kabullendirememiş teknik direktörün tepkileriyle değil.