Herkesin kendisine ait elbet bir hikayesi vardır lakin bazı hikayeler vardır ki
çıkış kaynakları
yaşanış biçimleri
Varış noktaları birbirleriyle bire bir aynıdır.
Sadece kişilerin isimleri değişir adına gurbet denilen sıla hasreti çektiren şehirlerin ilklimleri farklılık gösterir.
Sevda aynıdır
çekilen acılar
yaşanılan sevinçler birdir,
Ve de tarifi dile kolay değildir.
Bizimde sevdamızın Adı Bursaspor…
“BURSASPOR” basit bir isimden daha fazlası.
alınan nefesle
verilen emekle
mutluluk kaynağı oluşturan bir mücadele.
bozuk düzene başkaldırı,
Memleketimin Istanbulun şımarık büyütülmüşleriyle olan kavgası…
Öğrencilik yıllarımızın övünç kaynağı olan sihirli sözcük !
Gelişen teknolojinin, değişen sosyo-kültürel düzenin getirdiği kadar tertemiz sevdamızdan götürdüğü o kadar çok şey var ki bazen göremiyoruz “bizim zamanımızda” diyerek söze başlıyoruz.
Oysa bakıyoruz ki bizim zamanımız milattan önce değil.Yani çok çok uzak değil.
Tecrübelerimizi oluşturan olayları daha iyi idrak edebiliyoruz.
Özellikle üniversite hayatında yaşadıklarımız aklımıza geldiğinde bazen vay be dedirten cinsten anıları gözümüzde canlandırıyoruz.
Yanlış olmasına bakılmaksızın 16. Sorulara verilen B cevapları…
Harçlığın son kuruşuyla alınan otobüs-tren biletleri…
Bölümdeki sıralara tuvalet kapılarına sokak duvarlarına yazılan İnadına Teksas yazıları…
Bursastore a çevirdiğimiz öğrenci evlerimiz, odalarımız…
Pazartesi sabah 9.da okulu bir sene uzatacak sınava girilmediği için sorulacak Pişman mısın sorusuna Hayır bir daha Trabzonda pazar akşamı 20:00da maç olsa yine giderim yanıtı…
Haydarpaşa-Eskişehir treninde hatim etme amacıyla okunan 100 lerce sayfa ders notları…
Senelerce bütün maçların sizin için birer deplasman olması…
Sınav zamanı bütün haftasonlarında gelen aramalar için özellikle de evden gelen çağrılar için telefonunuzun bozulması…
Eve uğranmadan gelip gidilen maçlar…
Maçtan 3-4 saat öncesinde muhtelif mekanlarda görüşülen dostlar…
Hepsi ayrı ayrı bir sevda gösterisiydi.
Ve ayrılık sevdaya dahil değil sevdanın ta kendisiydi.