Bir maç oynanmadan kaybedilebilir mi?

Alanya maçı öncesi hakem triosu açıklandığında hepimiz bu hafta nasıl kıyıma uğrayacağız diye düşünmeye başladık. Hakem Hüseyin Göçek olunca başınıza gelen şeylerin iyi niyet çerçevesinde gerçekleştiğine inanmak da güçleşiyor. Neyse ki öyle bir fırsat pozisyonu geçmedi eline de bu seferlik paçayı kurtardık.

Harun Tekin büyüdükçe büyüyor kalesinde. Kalecinin sermayesi özgüvendir sözünü doğrularcasına müthiş bir karakter koyuyor ortaya her seferinde, böyle olunca da olmayacak maçları oldurur hale getiriyor Harun.

Harun için söylediklerimizi diğer oyuncular için de söylemek isterdik elbette. Ama birçok oyuncu bu sezon Pablo ve Harun’un sırtından asalak gibi geçiniyor dersek çok da mübalağa etmiş sayılmayız herhalde.

Günün negatif anlamda sivrilen oyuncusu Bilal Kısa oldu. Pablo’nun olduğu takımda bu adama gerek yok demiştik, Pablo’nun sakatlığında bulduğu fırsatta dahi bu takımda yeri olmadığını ortaya koydu. Yaptığı isabetli pas sayısı iki elin parmaklarını geçmedi sanırım. 90 dakika sahada nasıl kaldı derseniz, orasını da Hamza Hoca’ya sormak lazım. Bir eleştiri de Serdar Kurtuluş’a. Yetenekleri sınırlı oyuncular ancak mücadele ve hırslarıyla var olurlar. Hem yetenek fakiri hem de hırstan yoksun bir oyuncunun Bursaspor’daki varlığı her an sorgulanabilir, dikkat etmeli.

Sahaya 4-3-3 formatıyla çıkan bir takımın kanat forvetleri efektif oyuncular olmalı. Kubilay ve Sinan bu profilden oldukça uzak futbolcular, dolayısıyla verim alamamak da gayet doğal. Ne zaman ki Del Valle – John kanatlarına geçtik takım kanatları bir nebzede olsa kullanmaya başladı.

Tabi bir de Jorquera’dan bahsetmek gerek. Geçen sezon yokları oynayan Şilili bu sezon nöbetçi golcü statüsüne büründü. Zaman zaman anlamsız sertlikleri olsa da bu sezon verim aldığımızı görmek sevindirici. Bunda Pablo ile yakın ilişkileri ve bu sayede takıma aidiyetinin artması da önemli bir faktör diye düşünüyorum.

90 dakika futbol adına bir değer ortaya koyamadığımız maçta, kaçak göçek de olsa 3 puanı hanemize yazdırdık. Sorunları bir hafta daha halının altına süpürmüş olduk. Şimdilik kaybedene kadar ayaktayız…

Son bir parantez de taraftara açmak gerek. Bu taraftar deplasmanlarda kendini buluyor.

Varolsunlar…