İçinde bulunduğum camianın özelliklerini oldum olası hep iyi bilmişimdir. Elbet olumsuz bazı özelliklerimiz de var ancak kimse Bursaspor camiasının futboldan anlamadığını, boş konuştuğunu iddia edemez!

 

Tam da bu özelliğimizi ispatlamaya müsait bir şekilde başladı bu sene aslına bakarsanız. Transfere hızlı girdik ancak kimse durumdan memnun değildi çünkü bariz bir şekilde takviye yapılması gereken bölgelere takviyeler yapılmadı. Daha iyisini koyamadığın bölgelere hem tartışmalı isimler getirirken hem de mevcut kadrodan isimlerle yollarını ayırdın. (bkz. Dany’den boşalan bölgeye Sane ve İsmail transferleri). Hele hele bir de kamp döneminde Faty ile yollar ayrılacak söylentilerinin çıktığını da düşünürsek bunun gerçekleşmiş olması ihtimalinde nasıl bir sinir harbi içerisinde olurduk hayal bile edemiyorum.

 

Tüm bunları ve Bursaspor camiasının beklentilerini birleştirdiğinizde kimse kusura bakmasın ama ligi hangi pozisyonda bitirirsek bitirelim bu senenin kaybedeni Hamza Hoca olur! Bursaspor camiası daha iyisini yapma şansın varken bunu kullanamamanı asla affedecek yapıda bir camia değildir. Bu düşünce tarzıyla şampiyon teknik direktör ve şampiyon başkan defalarca eleştirildi. Bu yüzden Hamza hoca da Başkan Ali Ay da 1 puanla şampiyonluk kaçıracak kadar iyi giden bir sezondan sonra bile gelecek eleştirilere açık olmalılar. Amatörce yapılan hamleler ve yapılması bariz olduğu halde yapılmayan hamleler sezonun sonunda bize en az 7-8 puana mal olacak bana kalırsa.

 

Osmanlı maçını izlediğimde geçmiş haftalara göre nispeten daha fazla ne yaptığını bilen bir takım gördük. Deniz Yılmaz’ın tekrar dönmesi haftalardır maalesef forvet bölgesinde ne kadar yetersiz kaldığımızı bize hatırlattı. Kubilay’ın süre alması her zaman destekleyeceğimiz bir durum ancak genç oyuncu sadece oynatarak kazanılmaz. Öyle durumlar yaşanır ki oyuncuyu sahada tutmanız kenarda tutmanızdan daha çok zarar verebilir ona. Kubilay için de bu çizgi çok incelmeye başlamıştı son zamanlarda. Daha dengeli bir şekilde süre almaya devam ettiği sürece Deniz Yılmaz’dan öğreneceği çok şey olacaktır.

 

İleri uç her ne kadar iyi sinyaller verse de geride yaşadığımız aksaklıklar bizi ciddi anlamda frenliyor hücuma çıkarken. Gerek ileri ve geri iki blok arasında top taşıyacak bir 8 numaranın olmayışı gerek bireysel hatalar takımı hücuma çıkarken topal bırakıyor. 45 dakika boyunca maalesef dökülen Sercan’a daha fazla tahammül etmemesi ve beklenmedik bir şekilde diziliş değiştirmesi Hamza hocanın sahaya etki ettiği hamlelerden oldu. Bu zamana kadar çok fazla yaptığı bir şey değildi ve bu anlamda da eleştiriliyordu. Jorquera’yı oyuna alıp maçın dönmesi senaryosunu hamle olarak kabul etmiyorum. Benim nezdimde zaten olması gereken ve geç kalınmış hamlelerdi iki maçta da. Bu hafta gerçekten sonuca ve mücadeleye etki edecek şeyler denedi, doğru olması ya da yanlış olması tartışılır ancak en azından benim görmek istediğim şey kenarda beklemek yerine taktik mücadele veren bir teknik direktördür her zaman.

 

Hepsini toplamak gerekirse geçtiğimiz haftalara göre kıpırdanmış bir Bursaspor görmek beni sevindirdi ancak hala çok yetersiziz. Hamza hoca tepkileri ve eleştirileri kişisel algılamamalı ve biraz olsun kulak vermeli. Kimsenin ne Hamza hocayla ne de Bursaspor forması giyen futbolcularla kişisel bir meselesi olamaz. Herkesin istediği Bursaspor’un başarısı ve bu anlamda biraz olsun tabularını yıkması iki taraf için de iyi olacaktır.

 

Son olarak Harun Tekin için yazacak o kadar çok şey var ki!

Nazar değmesin diye Maşallah diyorum ve susuyorum.