Bursaspor’un iç sahada diş geçiremediği Osmanlıspor ile bu 8.karşılaşmasıydı ve belki de bu maçlar içerisinde kalite farkının aleyhimize en net olduğu maçı oynadık. Bu düşünceler içerisinde Aminu, N’diaye, Diabate, Regattin, Maher gibi isimler hafta boyu aklımızdan çıkmadı. Böyle bir maçta gol yememe opsiyonumuzun olduğunu bile unutup, atılan gol ya da gollere cevap verebilir miyiz diye sorduğumuz bir maç öncesiydi.

İtiraf etmek gerekirse maç da herkesin hem fikir olduğu şekilde Osmanlıspor’un kontrolünde oynandı. Hücum hattı ligin en iyilerinden biri olan Osmanlıspor’a karşı, İsmail Konuk’un stoper oynadığı takım ikinci kez kalesinde gol görmedi. Yine halaya durur gibi kollarına hakim olamayıp bizi penaltının eşiğinden döndürdüğünü de belirtmek gerek. Stoperinizi İsmail Konuk’a emanet edip gol yememeniz mucize kelimesi dışında ancak Harun Tekin’in varlığı ile açıklanabilirdi sanırım. Daha fazla saygıyı hak eden milli eldiven takımın Pablo ile birlikte lideri olduğunu bir kez daha ispatladı.

Pablo’dan bahsetmişken, Bursaspor formasını en fazla terleten yabancı futbolcu oldu Arjantinli yıldız. Yabancı dediysek lafın gelişi, o içimizden biri. Pablo çok özel bir futbolcu ancak korner atışlarında verimli olmadığını ortaya koymak gerek. Ligin en fazla kafa golü atan oyuncusu böyle durumlarda ceza sahası içinde kendine yer bulmalı, böylesi Bursaspor için daha kazançlı olacaktır.

Deniz Yılmaz ise aylar sonra yeniden çimlere ayak bastı. Bu kadar uzun bir sakatlık sürecinden ne kadar iyi dönülebilirse o kadar da iyi döndü. Sağlıklı olduğu sürece bu takımda forvet hattının değişilmezi olur.

Takımın belli mevkilerde kalitesi yüksek iken bazı mevkilerde bir alt ligde olması gereken adamlarla oynuyoruz. Sercan ve Serdar da bu noktada nereye ait olduklarına bir an önce karar vermeliler.

Takım dizaynı noktasında HarunSivokAzizFatyPablo Del Valle ve Deniz’in üzerine bir şeyler katabilmeli Hamza Hamzaoğlu. Pablo’nun bile çaresiz kaldığı noktalar varsa saha içinde, bunu teknik ekip derinden sorgulamalı. Umuyoruz devre arası transfer portföyü yine çalıştırdığı eski takımlar üzerine değildir, zira bu kontenjan çoktan dolduruldu.

İşin esasına bakarsak 7 haftada alınan 13 puan sanırım oynanan oyun kalitesinin oldukça üzerinde hepimiz için. Kaldı ki geçen hafta Erdem’e verilen kırmızı kart sonrası Gaziantep’e altın tepside sunulan 3 puan ve yine bu hafta Osmanlı maçında Vaclav Prochazka’nın koluyla yön verdiği pozisyonda lehimize penaltı çalınmamasını da hesaba katarsak hanemize daha fazlası da yazılabilirdi. Bundan sonraki süreçte alınan puanların tatmin edici bir futbolla elde edilmesi en büyük temennimiz.

Son olarak, yönetimdeki çalkalanma bir kongre sinyali veriyor işi bilenler için. Güven tazeleme olarak da değerlendirilebilecek bir kongre olacaksa şayet, yönetici sayısı ile ilgili tasarrufa gitmek en mantıklı hamle olacaktır Sayın Ali Ay için.

Saygılarımla…

Ergün Tosun