Bazı maçlar öncesi beklentiye giremezsiniz.Dün de tam böyle bir maç vardı Timsah Arena’da.Birbirine taban tabana zıt iki takım vardı.Pazar kahvaltısına müteakip oynanan bu maçta kazanmak için benim yegane umudum pozisyon vermeden,temposuz bile olsa topa sahip olmaya çalışıp maç saatine uygun bir şekilde rakibi uyutmayı başarmamızdı.Ardından bir duran top yada Pablo’nun şapkadan çıkaracağı bir pozisyon ile galibiyete ulaşma şansımızı düşünüyordum.Ayrıca Osmanlısporun attığı gollerin tamamına yakında rakibinden çıkarken kaptığı toplar büyük etkisi var.Bu nokta da Şamil-Faty ikilisinin kronik top kayıpları bizim için çok büyük tehlikeydi.Tabii ki bir de hakem faktörü var ki insanın tüyleri diken diken oluyordu.Kadrolar açıklandığında ise başka bir korkumuz olan İsmail Konuk’u 11 de görmek dertlerimize dert kattı.Herkes gibi bende Deniz Yılmaz’ın peformansını merak ediyordum.Derken maç başladı.

Maç başladığında beklentimin aksine biz tempoya ayak uydurmaya çalışan ve tempo yapmaya çabalayan bir yapıda oynamaya çalıştık.Ama 5. Ve 7. Dakikalarda iki tane çok önemli pozisyon yedik.İlki Harun tarafından bertaraf edilirken ikinci pozisyon ofsayttı ve hasarsız bir şekilde bu dakikaları atlattık.Bu iki pozisyonun ortak tarafı ise Osmanlısporun 3 pasta kaleci ile karşı karşıya kalması idi.İki tane önlibero ile oynayıp bu kadar basit pozisyon vermek cidden büyük bir sorun.Genel olarak maç ortada giderken yer yer denge Osmanlıspor lehine bozulsa da maç beraberlikle sona erdi.

Şimdi asıl soru şu:İki puan kaybettik mi?Bir puan kazandık mı? Bursaspor Bursa’da oynuyor ve berabere kalıyorsa  bunun anlamı puan kaybıdır.Üç puan için gerekenleri yaptık mı tartışılır.İkinci yarı başında hocanın, ilk yarının etkisiz elemanı Sercan’ın yerine Merter hamlesi çok tuhaf geldi bana.Aslında rakibin merkezdeki etkinliğini kırdık bu hamle ile.Tabii şöyle bir durum var sahada Şamil,Faty ve Merter’in aynı anda orta saha üçlüsü olması bana oldukça ters geliyor.Daha sonrasında ise maça başlayan ikilinin yerine Jorquera ve Bilal’in girmesi sorunu yüzümüze vuruyor adeta.Takımın 8 numaraya ihtiyacı var ama gün oluyor üç 6 numara,gün oluyor üç 10 numara ile oynuyoruz.Sonuç her şekilde sancılı oluyor.Deniz’in geri dönüşü için muhteşem demesek bile bu takımın santraforu benim diye bağırdı adeta.Daha atak oyun için Batalla’nın dilinden anlayan futbolculara ihtiyacımız var.Deniz ve Del Valle’de bu uyumu yer yer görsekte Sercan ve Josua John’dan pekte ümitli değilim.Diğer yandan bugün tüm takımın Harun’a ekstra bir teşekkür etmesi gerekli.Harun kaledeki performansı ile her maç yıldızlaşmaya devam ediyor.Alınan bir puanda en çok onun emeği var desek abartmış olmayız.

Hamza Hoca konusunda pek konuşmayacağım.Futbola bakışım hoca ile oldukça zıt.Ama benim bildiğim mutlak doğrudur demeyecek kadar hayat tecrübem var.Bugün Osmanlıspor ülkede beğenilen ve takdir toplayan bir takım.Bizim beğenmediğimiz,(haklı olarak) kalitesizliğindendem vurduğumuz takım Osmanlıspor’un2 puan üzerinde.Tabii ki çok doğru bir kıyas noktası değil ama ortadaki durum en azından puan olarak çokta kötü  değil.Yalnız şunu söylemeden edemeyeceğim futbol ya iyi oyunu ya iyi sonucu seçmemiz gereken bir oyun değil.İkisini beraber istemeye taraftarlar olarak sonuna kadar hakkımız var.

Fırat Aydınus ise bildiğiniz gibi.Aziz Behiç ile Prochazka pozisyonunda penaltımızı yediği gibi sahada her zamanki kendine özgü jest ve mimikleri hakemden çok bir tiyatrocuyu andırıyordu.Sadece işini yapsa belki iyi bir hakem olurdu bugüne kadar.

Sonsöz olarak belki de ilk söylemem gerekeni söylemek istiyorum.Bu yeni oluşum içinde yer almaktan çok mutlu ve memnunum.Bundan sonraki süreçte hep beraber güzel işlere imza atacağımıza eminim,sürç-i lisan ettiysek affola;

Saygı ve sevgiyle Tamer Güçkaya.