Yıllar öncesi Seyyal Taner’in şarkısıydı. “Bir alemdir akşamcı Arif…” Yeni bir pankart yapalım diye düşünürken aklıma bu yazı gelmişti. Tarık Çapçı’ya söylemiş ve bu pankartı yapmıştık. Epey de tutmuştu bu pankart. O yıllarda Bursaspor bizler için bir futbol takımından öteydi. Aşk, tutku, hüzün ve sevinç… Kısaca her şeydi. 500.000 kişilik nüfusu olan bu şehrin takımı bizlerin yaşam tarzıydı. İşimizi, okulumuzu, tatilimizi kısacası her şeyimizi Bursaspor’un fikstürüne göre ayarlardık.

Hafta sonları maç heyecanı Çarşamba gününden başlardı. Üçüzlerin Bursa’ya geleceği maçlardan önce sabahlama programları yapar ve ona göre hareket ederdik. Azdık, ama özdük. Kemik tayfa tüm Türkiye’de ses getirirdi. Boynumuzda tek yönlü atkılar kol kola girdiğimizde önünde durulamaz bir güç olurduk. Taraflı tarafsız her takım taraftarlarının takdir ettiği ve aynı zamanda çoğunun da çekindiği bir gruptu Teksas. Bizler için Bursasporluluk başarı, şampiyonluk ve kupalar değil güçlüye karşı bir başkaldırıydı. Üçüzlerin sürekli şişirilip kollandığı bu ligde futbol olarak onlarla baş edemesek bile tribünde ve icraatta önümüze alıp kovaladığımız yıllardı. Belki de onları geçebildiğimiz tek şeydi tribün. İşin sırrı tek taraflı atkıları takıp kol kola girdiğimizde aslında yüreklerimizin de kol kola girmesiydi.

Şimdi dönüp geriye bakıyorum da yıllar yıllar geçti. Takım ligdeki en üst başarıyı şampiyonluğu kazandı. Kabuk değiştirdik. Değiştiriyoruz. Ama o eski dostluklar ve kardeşlikler hep aklımızda ve mazimizde güzel anılar olarak kaldı. O zamanlar kardeşlikler kenardan değil damardandı.

Yeni yayın hayatına merhaba diyen bu sitemizde samimi tüm kesimleri ve grupları çorbada tuzu olmaya davet ediyorum. Burası bizim alanımız. Bir şeyler karalamaya çalıştım. Maziyi anmak istedim. Vakit oldukça yeni nesille anılarımızı paylaşmaya devam ederim inşAllah. Bu yazı ve bundan sonraki yazılarımda tek isteğim yeni nesil kardeşlerimize Bursasporluluk amacını anlatmak olacak. Yeşil ve Beyazın aşkını ve o atkıyı boyunlarına taktıklarında tüylerinin diken diken olması gerektiğini anlatmaya çalışacağım. İnşAllah bunda da başarılı olabilirim.

Bir dahaki yazıda görüşmek üzere kalın sağlıcakla.